Kapak Konuğu: Mesut KANPARA – “Çiftlikten sofraya uzanan bir güven hikâyesi…”

Kasaphan’ın arkasında yalnızca bir marka değil; kardeşlikle kurulan, emekle büyüyen bir hayat hikayesi var. Mesut Kanpara’nın hikayesi , kardeşleriyle omuz omuza verilen uzun bir yolculuğun sonucu. Bu yolculukta herkesin yeri, sorumluluğu ve sözü var. Çiftlikte, kasapta, restoranda ve lojistikte…

Her adım ortak akılla, ortak emekle atılıyor.

Kasaphan’ın çizgisi bu kadar net. Hayvanın doğduğu yerden yediği yeme, kesimden tabağa gelene kadar her aşama kontrol altında. Güvenli gıdanın her geçen gün daha da zor bulunduğu bir dönemde Kasaphan, lezzetin olduğu kadar hijyenin, şeffaflığın ve gönül rahatlığının da adı. Merhabalar bu özel sayıda sizinle beraber olduğumuz için çok mutluyuz.

Mesut bey. Sizi tanıyabilir miyiz? Bu yolculuk nasıl başladı?

Merhaba. Ben Mesut Kanpara. Aslında bu işler hep deriz ya, bir sevdayla başlar. Dışarıdan bakan bazı insanlar “Kasaplığın neresi sevilir?” diye düşünebiliyor. İlk bakışta ürkütücü gibi geliyor olabilir ama bizim çocukluğumuz hayvanların içinde geçti. Çobanlık yaptık, hayvanlarla büyüdük. Hayvanın içinde büyüyünce, etin nasıl işlendiği de ister istemez ilgini çekiyor. Bende de öyle oldu. Uzun süre “Bu çobanlık işiyle et işini nasıl birleştiririm?” diye düşündüm. Askerlikten önce ve askerden geldikten sonra Gölcük’te farklı kasaplarda çalıştım, çıraklık yaptım. Bu işin mutfağından geliyorum yani.

O dönemde başka bir işte de çalışıyordunuz, doğru mu?

Evet doğru. 2003–2004 yıllarında kimya sektöründe çalışmaya başladım. Fabrikada çalışıyordum, geçimimi oradan sağlıyordum ama kasaplık hiç kopmadı. Vakit buldukça yine kasaplara gidiyor, öğrenmeye devam ediyordum. Birkaç yıl bu şekilde devam ettim. Sonra bir noktada dedim ki; tamam, ben bu işi artık öğrendim. Kasaplıkta kendime güvenim oluşmuştu, en önemlisi de bu işi seviyordum. 2011 yılında Gölcük Hisareyn Karaköprü’de küçük bir kasap dükkânı ve yanında ufak bir ızgara salonuyla Mesut Kasap Izgara adıyla ticari hayatıma başladım.

Çiftlikten Sofraya Uzanan Hikaye

Çiftlik süreci nasıl gelişti?

O dönemlerde köyümüzde, Gölcük Ümmiye Köyü’nde atadan dededen kalma yaklaşık 20 başlık küçük bir çiftliğimiz vardı. Orayı aktif hale getirdik, hayvanlarımızı doldurduk. Bu işin başına kardeşim Metin geçti. Metin hayvan işini benden daha iyi bilir. Hayvan sonuçta canlı bir varlık; ona nasıl yaklaşacağın, nasıl bakacağın çok önemli. Metin bu konuda gerçekten çok iyidir. O çiftliğin başında Metin durdu, ben kasabın başında durdum. Köyde üretilen hayvanlar kasaba geldi, ben de misafirlerimize sundum. Bu düzen 2016’ya kadar bu şekilde devam etti.

2016 yılı sizin için bir dönüm noktası mıydı?

Kesinlikle öyleydi. 2016’ya geldiğimizde artık misafirlerimizin ilgisi ciddi şekilde artmıştı. “Bu işi biraz daha büyütmemiz, daha görünür hale getirmemiz lazım” dedik. Kardeşlerimle oturduk, konuştuk, istişare ettik ve anayol kenarında bugünkü Gölcük şubemizi açtık. Bu süreçte markamızın adını Kasaphan olarak belirledik. Aynı zamanda çiftliği de büyüttük, hayvan kapasitesini yaklaşık 200 başa çıkardık. Satış artıyorsa, arka taraftaki üretimin de buna ayak uydurması gerekiyor. O günden beri kalite, hijyen, güvenli gıda ve İslami usullere uygun kesim bizim net çizgimiz.

Faaliyet alanlarınıza lojistik de eklendi, bu süreç nasıl gelişti?

Bu alanda kardeşlerimden biri görev alıyor. 2020 yılında küçük çaplı başladık ve her zaman doğru, kontrollü ilerlemeyi hedefledik. Bugün Yeniköy Kooperatifi üzerinden şehirler arası taşımacılık yapıyoruz aynı zamanda çiftliğimizin ihtiyacı olan ürünleri kendi araçlarımızla transfer edip teminini sağlıyoruz.

İzmit ve Gölcük şubeleri arasında

ne gibi farklar var?

İzmit şubemiz daha yeni ve güncel bir mimariye sahip. 2025 trendlerine göre tasarlandı. Gölcük şubemiz ise 2016’nın şartlarına göre yapılmış bir şube. Gölcük iki katlı, İzmit tek katlı ama daha geniş ve ferah. İzmit’te mutfak kapasitesi daha büyük, otopark ve yeşil alan daha geniş. Misafirlerimiz yemeğini yedikten sonra kahvesini içip rahat rahat vakit geçirebiliyor. Ama ürün, hizmet ve kalite açısından iki şube arasında hiçbir fark yok. Her iki şubede de aynı ürünler, aynı imalathaneden, aynı standartlarla çıkıyor.

Güvenli gıda lüks değil, zorunluluktur.

Kendi çiftliğinizden sofraya uzanan bu sistem size ne kazandırdı?

O dönemlerde köyümüzde, Gölcük Ümmiye Köyü’nde atadan dededen kalma yaklaşık 20 başlık küçük bir çiftliğimiz vardı. Orayı aktif hale getirdik, hayvanlarımızı doldurduk. Bu işin başına kardeşim Metin geçti. Metin hayvan işini benden daha iyi bilir. Hayvan sonuçta canlı bir varlık; ona nasıl yaklaşacağın, nasıl bakacağın çok önemli. Metin bu konuda gerçekten çok iyidir. O çiftliğin başında Metin durdu, Bu sistem bize en başta gönül rahatlığı kazandırdı. Benim çok net bir prensibim var: kendi yemediğim bir ürünü misafirlerime asla yedirmem. Bugün güvenli gıdaya ulaşmak eskisine göre çok daha zor. Ne yediğimizi bilmek, etin nereden geldiğini bilmek artık her zamankinden daha önemli. Biz hayvanın doğduğu yerden, yediği yeme kadar her aşamasını bildiğimiz için misafirlerimize gönül rahatlığıyla ürün sunabiliyoruz. Misafirlerimiz de bu güveni hissediyor. Bence bizi bugünlere getiren en önemli şeylerden biri bu.

ben kasabın başında durdum. Köyde üretilen hayvanlar kasaba geldi, ben de misafirlerimize sundum. Bu düzen 2016’ya kadar bu şekilde devam etti.

Hala işin mutfağında mısınız?

Evet, hala işin içindeyim. Kasaplık, et işleme, mutfak, hayvan yetiştiriciliği… Hepsine hâkimiz. Hayvanın yediği yemden, etin tabağa gelene kadar geçtiği tüm aşamaları biliyoruz. Kocaeli’nin iklim şartlarına göre yılda dört dönem ekim yapıyoruz. Yaklaşık 100 dönüm yem arazimiz, 40 dönüm silajlık mısır ekimimiz var. Arpayı Kandıra’dan, yoncayı Eskişehir’den, samanı Trakya’dan alıyoruz. Hepsinin bir dengesi, bir hesabı var.

Kurban döneminde nasıl bir hizmet sunuyorsunuz?

Her yıl ortalama 150–200 arasında kurban satışı ve kesimi yapıyoruz. Geçtiğimiz yıl 167 hayvanı kendi çiftliğimizde kestik. Misafirlerimizden vekâlet alıyoruz, kesimler hijyenik ve profesyonel şekilde yapılıyor. Bayramın birinci günü karkas et teslimi yapmıyoruz, sadece isteyen misafirlerimize sakatat teslim ediyoruz. Etlerin tamamı bayramın ikinci ve üçüncü günü uzman kasaplarımız tarafından işleniyor. Kıyma, kuşbaşı, bonfile, antrikot, pirzola gibi tüm ürünler paketlenerek teslim ediliyor. Bu hizmet ekstra ücretlidir.

İleriye dönük hedefleriniz neler?

Hayvancılık, kasap, restoran ve lojistik aynı şekilde devam edecek. Bunun yanında endüstriyel yangın tesisatı işimiz var. Bu alanda yeğenim Bahri aktif rol alıyor. 2026 yılında bu alanda yeni yatırımlarımız olacak. Kasaphan olarak Kocaeli’de şu an için iki ana şubemiz var ve bunun yeterli olduğunu düşünüyoruz. Ancak İstanbul Anadolu Yakası, özellikle Ataşehir için bir şube planımız var. Görüşmeler sürüyor, büyük ihtimalle 2026’nın sonuna doğru hayata geçireceğiz.

Zirveye çıkmak zor değil, zirvede kalmak marifet

Bu yolculukta size güç veren şey nedir?

Ailem. Eşimin desteği benim için çok kıymetli. Bu iş ciddi fedakârlık istiyor. O anlayış ve destek olmasa bu tempoyu sürdürmek zor olurdu. Kardeşlerimle aramızdaki bağ da çok güçlü. Herkesin görevi farklı ama iş bizim için ortak. Zorluğu da başarıyı da birlikte yaşıyoruz. Biz birlikte güçlüyüz.

Sivil toplum çalışmalarıyla da yakından ilgileniyorsunuz, biraz bahseder misiniz?

Evet, sivil toplum tarafında da aktifim. Kocaeli Artvinliler Vakfı’nda başkan vekiliyim. Gölcük Esnaf ve Sanatkârlar Odası ve Kocaeli Ticaret Odası üyesiyim. Kocaeli ASKON’da başkan vekilliği görevim var. Ayrıca DEİK Belarus İş Konseyi üyesiyim. İnşallah 18 Ocak’taki seçimlerde ekibimizle birlikte Belarus İş Konseyi başkanlığı görevini üstleneceğiz.

Son olarak uzun yıllardır sizi yalnız bırakmayan misafirlerinize ve kente dair söylemek istedikleriniz var mı?

Öncelikle şunu söylemek isterim; bugün bu noktadaysak bunu tamamen misafirlerimize borçluyuz. Yıllardır bizi tercih eden, kalitemizi gören, güvenen ve destek olan her bir misafirimize gönülden teşekkür ediyorum. Biz hiçbir zaman “sadece iş yapalım” mantığında olmadık. Kentimiz için, bölgemiz için, ülkemiz için daha iyisini yapmaya, daha kalitelisini sunmaya gayret ettik.

Her zaman şunu düşündük: Bir misafir buradan mutlu ayrılıyorsa, doğru yoldayız demektir. Bu anlayışla çalışmaya devam ediyoruz. Bizi bugünlere taşıyan, sofralarına bizi misafir eden herkese minnettarız. İnşallah bundan sonra da aynı çizgide, aynı samimiyetle, daha iyisini yapmak için çalışmayı sürdüreceğiz.

Facebook
Twitter
LinkedIn
WhatsApp

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Subscribe to My Newsletter

Subscribe to my weekly newsletter. I don’t send any spam email ever!

Subscribe to My Newsletter

Subscribe to my weekly newsletter. I don’t send any spam email ever!