Gurme – HAKAN ELYILDIRIM – “BSINIRI GEÇTİK, LEZZETE VARDIK 41Kere Gurme ile Dedeağaç Notları”

SINIRI GEÇTİK, LEZZETE VARDIK
 
41Kere Gurme ile Dedeağaç Notları
 
Bazen bir şehri görmek için uzun planlar yapmaya gerek yoktur…
Bazen birkaç saatlik bir yol, başka bir ülkeye geçmenin verdiği heyecan, deniz kokusu ve güzel bir sofraya oturmak yeter.
 
Bu kez rotamızı Yunanistan’ın en yakın ve en keyifli kaçış noktalarından biri olan Dedeağaç’a (Alexandroupoli) çevirdik. Hem yakınlığı hem sakinliği hem de lezzetleriyle son dönemin en popüler hafta sonu rotalarından biri haline gelen bu şehirde, 41Kere Gurme olarak yine keşfederek, tadarak ve hissederek dolu dolu bir seyahat geçirdik.
 
 
Yolculuk Başlıyor: Sınırı Geçtiğiniz Anda Atmosfer Değişiyor
 
İpsala Sınır Kapısı’ndan geçtikten sonra yol boyunca uzanan zeytin ağaçları, küçük köyler ve dingin bir manzara karşılıyor sizi. Daha şehir merkezine ulaşmadan bile tempoyu düşüren bir sakinlik hissediliyor.
 
Dedeağaç ilk anda kendini şöyle tanımlıyor:
Sade, huzurlu ve abartısız.
 
Deniz kenarı boyunca uzanan yürüyüş yolu, küçük kafeler, restoranlar ve şehrin simgesi haline gelen deniz feneri… Burada hayat daha yavaş akıyor. Kimse acele etmiyor. Uzun uzun oturup sohbet etmek, kahve içmek ve manzaranın tadını çıkarmak şehrin ruhunun bir parçası.
 
 
Konaklama Deneyimimiz: Ramada Thraki Hotel
 
Bu seyahatte konaklama için tercihimiz Ramada Thraki Hotel oldu. Şehir merkezinin biraz dışında, denize sıfır konumda yer alan bu otel özellikle sakinlik arayanlar için çok doğru bir seçim.
 
Otele adım attığınız anda ilk hissettiğiniz şey ferahlık oluyor. Geniş alanlar, denizi gören odalar ve huzurlu bir atmosfer…
 
Sabah uyandığınızda deniz manzarasına karşı kahvenizi içmek, seyahatin en keyifli anlarından birine dönüşüyor. Özellikle şehir kalabalığından uzak olmak isteyenler için konumu büyük avantaj.
 
Otelle ilgili izlenimlerimiz:
•Odalar geniş ve konforluydu
•Temizlik konusunda oldukça özenliydi
•Sessiz ve dinlendirici bir ortamı vardı
•Deniz manzarası gerçekten etkileyiciydi
 
Kahvaltı alanı da oldukça ferah. Uzun uzun oturup güne sakin bir başlangıç yapmak isteyenler için güzel bir ortam sunuyor.
 
Şehir merkezine araçla kısa sürede ulaşabiliyor olmanız da ayrı bir rahatlık sağlıyor.
 
 
Dedeağaç’ta Lezzet Duraklarımız
 
Bu seyahatte sadece merkezi değil, farklı noktaları da keşfetmeye çalıştık. Hem şehir içinde hem de yakın köylerde çok özel sofralara denk geldik.
 
Ai Giorgi – Keyifli Bir Akşam Yemeği
 
Dedeağaç’ta hafta sonu yer bulmak gerçekten zor. Özellikle popüler restoranlarda rezervasyonsuz gitmek riskli. Ai Giorgi de bu yoğun ilgi gören mekânlardan biri.
 
İçeri girdiğiniz anda sıcak ve şık bir atmosfer karşılıyor. Mekânın dekorasyonu oldukça özenli, servis düzeni keyifli ve akşam saatlerinde oluşan ambiyans oldukça hoş.
 
Hafta sonları canlı müzik olduğunu öğrendik. Biz daha sakin bir akşam geçirmek istediğimiz için müziksiz bölümde oturmayı tercih ettik. Bu da daha dingin bir yemek deneyimi yaşamamızı sağladı.
 
Masaya gelen yemekler özenliydi, servis düzeni akıcıydı ve genel olarak keyifli bir akşam geçirdik. Dedeağaç’ta güzel bir restoran alternatifi arayanlar için tercih edilebilecek yerlerden biri.
 
 
Xarama Seaside Luxury – Deniz Kenarında Şık Bir Deneyim
 
Denize sıfır konumu, ferah yapısı ve geniş alanıyla dikkat çeken bir diğer durağımız Xarama Seaside Luxury oldu.
 
Dedeağaç’ta bazı mekânlar oldukça kalabalık ve sıkışık olabiliyor. Xarama ise geniş yapısı sayesinde daha rahat bir ortam sunuyor. İç mekân düzeni modern, masalar özenli ve genel atmosfer oldukça şık.
 
Özellikle yaz aylarında burada olmanın çok daha keyifli olacağını tahmin etmek zor değil. Denize girip ardından böyle bir sofraya oturmak, başlı başına bir deneyim olur.
 
Masaya gelen tabakların sunumu, servis ekibinin ilgisi ve ortamın ferahlığı bu mekânı farklı kılan detaylardandı. Uzun uzun oturup sohbet etmek için ideal bir yer.
 
 
Galazia Xandra – Köy İçinde Saklı Bir Lezzet
 
Seyahatimizin en samimi ve en özel duraklarından biri ise Dedeağaç’a çok yakın mesafede bulunan Mesimvria Köyü içinde yer alan Galazia Xandra oldu.
 
Burası bir aile işletmesi. İçeri girdiğiniz anda bunu hissediyorsunuz.
Sıcak bir karşılama, samimi bir ortam ve ev hissi veren bir masa…
 
Nedime Hanım ve oğlu Yücel’in hazırladığı sofrada emek gerçekten her detayda kendini belli ediyor. Masaya gelen birçok ürün ev yapımı. Özellikle ekmekler bile mutfaktan yeni çıkmış gibi taze ve lezzetliydi.
 
Köyün sakinliği, mekânın doğallığı ve o samimi atmosfer, burada geçirilen zamanı çok daha anlamlı kılıyor. Turistik bir restoran hissinden çok, misafirliğe gitmişsiniz gibi bir duygu oluşuyor.
 
Dedeağaç’a yolu düşenlerin şehir merkezinin biraz dışına çıkıp bu tarz yerleri de keşfetmesi bambaşka bir deneyim yaşatıyor.
 
 
Şehrin Genel Hissi
 
Dedeağaç gösterişli bir şehir değil.
Ama zaten onu güzel yapan da bu.
 
Bodrum gibi hareketli değil.
Atina gibi büyük değil.
Selanik kadar kalabalık da değil.
 
Ama huzurlu.
Dinlendirici.
Ve samimi.
 
Deniz kenarında yürüyüş yapmak, küçük kafelerde kahve içmek, akşam saatlerinde sahil boyunca dolaşmak… Şehir insanı yormadan kendine alıştırıyor.
 
 
41Kere Gurme Notu
 
Bu seyahat bizim için sadece bir yemek turu değildi. Aynı zamanda kısa bir kaçış, küçük bir mola ve farklı bir atmosferi hissetme fırsatıydı.
 
Hem şehir merkezindeki şık restoranları hem de köy içindeki samimi sofraları deneyimlemek, Dedeağaç’ı daha bütüncül bir şekilde tanımamızı sağladı.
 
Yakınlığı sayesinde hafta sonu planları için oldukça uygun bir rota. Yorulmadan yurtdışına çıkmak, güzel yemekler yemek ve birkaç günlüğüne tempo düşürmek isteyenler için keyifli bir alternatif.
 
Bizim için hafızada yer eden, huzurlu ve lezzet dolu bir yolculuk oldu.
Yeni rotalarda görüşmek üzere… ✨
Facebook
Twitter
LinkedIn
WhatsApp

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Subscribe to My Newsletter

Subscribe to my weekly newsletter. I don’t send any spam email ever!

Subscribe to My Newsletter

Subscribe to my weekly newsletter. I don’t send any spam email ever!