Türkiye’de Elektrikli Araçlar: Tesadüf Değil, Stratejik Bir Dönüşüm
Türkiye’de elektrikli araç satışları geçen yıla göre %111 artarak 164.655 adede ulaştı. Elektrikli araçların pazar payı %18’lere kadar çıktı. Almanya, Fransa, Amerika, İtalya ve İspanya gibi ülkelerin önündeyiz. Yunanistan ve Bulgaristan gibi komşularımıza ise ciddi fark atmış durumdayız.
Elektrikli araçlar, Türkiye’nin Avrupa ortalamasının üzerinde olduğu nadir alanlardan biri. Ve bu kesinlikle bir tesadüf değil.
Türkiye için elektrikli araçlar stratejik olarak son derece önemli bir konumda.
“Abartıyorsun” diyebilirsiniz. O zaman gelin konunun ne kadar önemli olduğunu anlamak için farazi bir soru soralım:
![]()
Türkiye’deki bütün arabalar elektrikli olsaydı ne olurdu?
Bu soruyu bireysel kullanıcı açısından değil, makroekonomik bir perspektiften ele alacağım. Beş aşamada inceleyeceğiz:
- Enerji meselesi ve elektrik–petrol dengesi
- İstanbul trafiği ve şehir yaşamı
- Elektrikli araç dönüşümünde zirveye çıkan Norveç örneği
- İklim krizi, Paris Anlaşması ve sıfır emisyon hedefleri
Türkiye’ye dönüp TOGG gerçeği
![]()
1. Enerji Meselesi: Türkiye’nin Yumuşak Karnı
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın resmi verilerine göre Türkiye, ham petrolde %90 oranında ithalata bağımlı bir ülke. Bu tabloyu uzatmaya gerek yok.
Elektrikli araçlara dönüşüm demek, Türkiye’nin sahip olmadığı bir kaynağa olan bağımlılığını azaltması demek.
Peki elektriği nasıl üretiyoruz?
EPDK’nın 2024 Elektrik Piyasası Raporu’na göre:
- Elektriğin %45,74’ü yenilenebilir kaynaklardan
- %54,26’sı fosil yakıtlardan üretiliyor
Yani elektrikli aracınızı şarja taktığınızda %100 çevreci olmuyorsunuz, ama bu konuya iklim bölümünde tekrar döneceğiz.
Yenilenebilir Kaynaklar (Tamamı Yerli)
- Hidroelektrik: %21,57
- Rüzgâr: %10,55
- Güneş: %7,46
- Biyokütle: %2,93
- Jeotermal: %3,24
Toplam: %45,74 yerli ve temiz elektrik
Fosil Yakıtlar
- Doğalgaz: %18,70 (neredeyse tamamı ithal)
- İthal kömür: %21,72
- Linyit (yerli): %12,11
- Taş kömürü (yerli): %1,19
- Asfaltit (yerli): %0,33
Buradan kabaca hesapladığımızda:
İthal kaynaklarla üretilen elektrik: %40,42
Yerli kaynaklarla üretilen elektrik: %59,58
Sonuç net:
Petrolden kurtulmak için elektrikliye geçmek mantıklı ama elektriği de yerli üretmezsen dışa bağımlılık tamamen bitmiyor.
Ancak burada karamsar olmaya gerek yok:
- Türkiye her yıl güneş ve rüzgâr kapasitesini artırıyor
- Devlet teşvikleri var
- Nükleer enerji hâlâ masada
Fransa bunun en iyi örneği. Ne petrolü var ne gazı var ama elektriğinin %70’ini nükleer santrallerden üretiyor. Bu yüzden de Avrupa’da elektrikli araç dönüşümünü en çok isteyen ülkelerden biri.
Petrolü sıfırdan üretemezsiniz ama elektriği üretebileceğiniz çok sayıda kaynak var. Türkiye doğru yatırımlarla enerji konusunda kendi kendine yeten bir ülke olabilir ve en büyük cari açık kalemlerinden birini ortadan kaldırabilir.
2. İstanbul Trafiği ve Elektrikli Araçlar
İstanbul, 2024 yılında dünyada trafikte en fazla zaman kaybedilen şehir seçildi.
Elektrikli araçlar trafiği sihirli bir şekilde çözmez, bunu kabul edelim. Hatta kullanım maliyeti ucuzladığı için tüm araçlar elektrikli olsa trafik daha da artabilir.
Ama meseleye farklı bakalım:
Sıkışık trafikte hangi araç daha verimli
İçten Yanmalı Araçlar
- Dur-kalkta daha fazla yakıt tüketir
- Balata, disk ve şanzıman daha hızlı yıpranır
- Şehir içi tüketimi her zaman daha yüksektir
Elektrikli Araçlar
- Şehir içinde daha az enerji tüketir
- Rejeneratif frenleme sayesinde balatalar geç aşınır
- Tek pedal sürüş mümkündür
- Şanzıman yoktur, yıpranma minimumdur
Yani sıkışık trafik, içten yanmalı motorlar için en kötü senaryo, elektrikliler için ise avantajlı bir kullanım alanıdır.
Dünyada trafikte en çok zaman kaybeden şehre sahip bir ülke için bu dönüşüm:
- Enerji tasarrufu
- Araç ömrünün uzaması
- Daha az ithalat
- Daha az gürültü ve egzoz emisyonu demektir.
Uzun yol hâlâ elektriklilerin zayıf noktası ama teknoloji bu sorunu da hızla kapatıyor.
3. Norveç: “İnsanlar Sevdiği İçin Değil, Teşvik Edildiği İçin”
Norveç’te 2025 Ekim ayında satılan araçların %98,4’ü elektrikli.
Türkiye: %18
Avrupa ortalaması: %17
Norveçliler motor sesi sevmediği için mi?
Hayır.
Devletin istikrarlı ve kararlı politikaları sayesinde.
Norveç’te:
- Benzinli ve dizel araçlar karbon ve ağırlığa göre ağır vergilendirildi
- Elektrikliler KDV’den muaf tutuldu
- Uzun süre daha ucuza satıldılar
- Otobüs şeritleri elektriklilere açıldı
- Otoyol, feribot ve otoparklar ücretsiz oldu
- Şirket filoları ve apartman altyapıları desteklendi
Amaç belliydi:
Eski alışkanlığı dezavantajlı, yeniyi avantajlı hâle getirmek.
Türkiye bu konuda fena değil ama yapabileceklerinin hâlâ gerisinde.
4. Avrupa Birliği, Karbon Baskısı ve Türkiye Gerçeği
Elektrikli araçlar çalışırken sıfır karbon salımı yapar.
Elektriğin kaynağı önemli ama çoğu ülkede yine de fosil yakıtlardan daha temizdir.
Avrupa Birliği:
- Otomotiv üreticilerini ortalama karbon salımına göre cezalandırır
- Fazla benzinli/dizel satan firmalara ağır cezalar keser
Bu yüzden Avrupalı markalar:
- Elektriklileri Avrupa’da satar
- Benzinlileri Türkiye gibi pazarlara yönlendirir
Türkiye’de karbon bazlı bir vergi sistemi olmadığı için:
Avrupalı markalar bilerek Türkiye’ye daha az elektrikli araç getiriyor.
Bu durumdan en çok faydalanan ise:
- TOGG
- Tesla
BYD gibi tamamen elektrikli markalar
5. TOGG Gerçeği: Neden Daha Ucuz Değil?
“Yerli araba, neden ucuz değil?” sorusu çok soruluyor.
Cevap net:
- Türkiye–AB Gümrük Birliği anlaşması nedeniyle devletten doğrudan vergi kıyağı yapılamaz
- ÖTV muafiyeti verilirse bu fiilen gümrük vergisi olur
Ama devlet dolaylı destekler sağlayabilir ve sağlıyor:
- ÖTV matrahları TOGG’a uygun ayarlanıyor
- Kamu bankalarından TOGG’a özel kredi imkânları sunuluyor
- Kamu alımlarında TOGG tercih ediliyor
Bugün TOGG:
- %77,8 yerlilik oranına sahip
- Segmentinde fiyat/donanım dengesi en iyi araçlardan biri
- Elektrikli araç pazarında Türkiye için ciddi bir fırsat
Sonuç: Türkiye’de Herkes Elektrikli Olsa Ne Olur?
- Petrolden kurtulursun
- Enerjiyi daha verimli kullanırsın
- Trafikte boşa giden kaynak azalır
- Şehirler temizlenir
- Yerli otomobil için güçlü bir pazar oluşur
Bu dönüşüm kaçınılmaz.
Soru şu değil artık:
“Elektrikli araçlara geçmeli miyiz?”
Asıl soru şu:
Bu dönüşümü ne kadar hızlı ve akıllıca yapacağız?
Cevap net:
Türkiye için elektrikli araçlar gerçekten çok iyi olur.






