Funda TÜYLÜOĞLU – “ZAMANDA BİR YOLCULUK: VİYANA”

ZAMANDA BİR YOLCULUK: VİYANA

Sömestir Tatilinde Kış Viyanası

Sömestir tatilini değerlendirmek için seyahat rotaları araştırırken daha önce yaz aylarında gittiğimiz Viyana’yı bir de kış mevsiminde deneyimlemeye karar verdik. Kulağa kış aylarında Viyana çok hoş gelmese de gezginler iyi bilir ki bir şehri farklı mevsimlerde ziyaret etmek daha önce görmediklerinizi görmeye, deneyemediklerinizi denemeye olanak tanır. Pek çok kişi için Noel pazarı deyince ilk akla gelen şehirlerdendir Viyana. Maalesef Noel zamanı uygun bir tarihe denk getiremediğimiz için şehrin o ışıklı ve renkli halini tecrübe edemesek de Ocak ayının soğunu iliklerimize kadar hissederek keyifli bir seyahat gerçekleştirdik.

Avusturya’nın başkenti Viyana, yalnızca bir şehir değil; imparatorluk ihtişamı, klasik müzik ve kahve kokusunun iç içe geçtiği yaşayan bir tarih sahnesi. Habsburg Hanedanı’nın yüzyıllar süren mirası, bugün hâlâ sokaklarda hissediliyor.

Viyana’ya adımımızı attığımızda fark ettiğim şey şuydu: Bu şehir acele etmiyor. Havalimanından merkeze doğru ilerlerken pencereden gördüğüm düzenli sokaklar, zarif binalar ve neredeyse fısıltı tonundaki kalabalık, beni daha ilk dakikada başka bir zamana taşıdı. Viyana, geçmişini saklamayan ama onunla övünmeyen bir şehir; tarihi bir müze gibi sergilemiyor, gündelik hayatın içine yerleştiriyor.


Konaklama ve Şehri Keşfetmek

Daha önce Viyana’ya bir tur ile gelmiştik. O yüzden kaldığımız otel şehrin biraz dışındaydı. Ancak turun avantajı ile pek çok tarihi alanı ve sarayı o zaman gezebilmiştik. Bu gezimizde tam şehrin kalbinde kalmaya ve şehri sokak sokak gezerek kendimiz keşfetmeye karar verdik. Stephansdom olarak geçen meydana çok yakın bir otel tercih ettik. Her yere kolaylıkla yürüme mesafesinde olan bu otel sayesinde şehrin en bilindik yerlerinin yanında pek keşfedilmemiş ara sokakları, çok da popüler olmayan ama popüler yerlerden çok daha özenli butik hizmet veren kafeleri ve Viyana’nın lokal yaşamını keşfettik.


TARİHİ DURAKLAR

Schönbrunn Sarayı

12.yüzyılda Habsburg yazlık sarayı olarak inşa edilen Schönbrunn, İmparatoriçe Maria Theresia ve İmparator Franz Joseph döneminin ihtişamını yansıtıyor. Burada bulunan bir tatlı su kaynağından dolayı, “güzel kaynak” anlamına gelen Schönbrunn adıyla anılan saray UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan alıyor. Sarayın bahçeleri, özellikle Gloriette Tepesi’nden manzarasıyla büyüleyici. Sarayın içini ve bahçesini gezmek yarım gün sürebiliyor. Kış aylarında bahçeyi gezmek çok kolay değil ama özellikle bahar aylarında burada bir tam gün bile geçirilebilir. Burada yer alan dev hayvanat bahçesini, bahçeyi süsleyen heykelleri ve Neptün Çeşmesi olarak adlandırılan heykellerle süslü, havuzlu çeşmeyi de görmek gerek. Ek bir bilgi sarayda Mozart 6 yaşındayken piyano resitali vermiş.

Hofburg Sarayı

Yaklaşık 600 yıl boyunca Avusturya imparatorlarının ikametgâhı olan Hofburg, bugün cumhurbaşkanlığı ofisi ve müzeleriyle kullanılıyor. İçinde yer alan Sisi Müzesi, İmparatoriçe Elisabeth’in dramatik hayatına ışık tutuyor. Tek bir müze gezecekseniz Sisi Müzesi’ni görmenizi tavsiye ederim. Müzenin içinde trajik ölümüyle hafızalara kazınan kraliçenin pek çok şahsi eşyasını görmeniz mümkün. Bunun yanı sıra “Ekmek bulamazlarsa pasta yesinler” sözüyle tarihe geçen ikonik Fransız Kraliçelerinden Marie Antoinette Hofburg Sarayı’nda dünyaya gelmiş. Hofburg sarayının olduğu bölge oldukça geniş bir alan. Bu yüzden bu saray için “şehir içinde şehir” tabiri kullanılıyor. 240 dönümlük bir arazi üzerine konumlanmış bu sarayda 2600 oda bulunuyor. Sarayın çevresine geldiğinizde çok sayıda farklı tarihi bina görebilirsiniz. Bunların arasında çok merak ettiklerimden biri de Viyana Ulusal Kütüphanesi’ydi. Gelmeden önce gezginlerin internette paylaştığı fotograflardan çok etkilenmiştim. Bu geldiğimizde bu keyfi yaşamaktan çok mutlu oldum.

Stephansdom (Aziz Stefan Katedrali)

Otelimize 2 dakikalık yürüme mesafesinde yer alan Viyana’nın kalbi sayılan bu gotik katedral, 12. yüzyıldan beri ayakta. Renkli çatı mozaikleri ve 136 metrelik kulesiyle şehrin en ikonik yapılarından biri. Şehrin neresine giderseniz gidin katedralin en uç noktasını görebiliyorsunuz. Osmanlı Devleti Viyana’yı 2 kez kuşatmış ancak ikisinde de soğuk hava, erzak yetersizliği, Viyana surlarının çok güçlü oluşu nedeniyle alamamış. Katedralin çan kulesine 1534 yılında bir görevli memur edilmiş. Bu kişinin görevi eğer Türkler gelirse şehri uyarmak için bu çanı çalmakmış. İlginç olan şey ise bu görevin 1956 yılına kadar devam etmesi. 1956 yılında belediye meclisinin aldığı karar ile artık Osmanlı tehlikesinin kalmadığı gerekçesi ile bu göreve son verilmiş. 1956 yılına kadar hala Osmanlıların gelip şehri kuşatacağının düşünülmesi gerçekten ilginç. Habsburg Hanedanı ve Avusturya tarihindeki pek çok önemli âna tanık olan katedral, 1741’de ünlü İtalyan besteci Antonio Vivaldi’nin cenaze törenine de ev sahipliği yapmış.

Belvedere Sarayı

Barok mimarinin en zarif örneklerinden biri olan Belvedere sarayını sadece dışardan gördük ancak bir sanat severseniz, bugün Gustav Klimt’in meşhur “The Kiss” tablosu bu sarayın içindeki galeride sergileniyor.

Hoher Markt Meydanı

Antik Roma’da sınır karakolunun merkezi olan Hoher Markt Meydanı, bizim kaldığımız otelin tam karşısındaydı. İlk başta turistlerin neden burası ile bu kadar ilgilendiğini anlamamıştım ancak başımı hafifçe kaldırdığımda Ankeruhr isimli saati fark ettim. 1911 yılında Avusturyalı Ressam ve Heykeltıraş Franz von Matsch tarafından yapılan Ankeruhr, mozaiklerle süslenmiş ve iki bina arasında bir köprü oluşturuyor. Saat çalışırken, aralarında Roma İmparatoru Marcus Aurelius, Avusturyalı Müzisyen Joseph Haydn, Şair Walther von der Vogelweide ve İmparatoriçe Maria Theresa gibi isimlerin bulunduğu 12 tarihi figür, saate göre köprünün üzerinden geçiyor. Her gün saat 12’de gerçekleşen bu görsel şölene, figürlere değişik dönemlerden klasik müzik besteleri eşlik ediyor. Ve tam otelimizin karşısında olmasına rağmen maalesef bu ana hiç denk gelemedik.

Museums Quartier

Müze Bölgesi olarak geçen bu alan, eski imparatorluk ahırlarının, Avusturyalı Mimar Fischer von Erlach tarafından tasarlanması ve kültür sanat alanına dönüştürülmesiyle yapılmış. Gezimizin son gününde kahvaltı için bu bölgeyi tercih ettik, sadece çevresinde yürüyerek bile muhteşem bir kültür sanat alanına şahitlik ediyorsunuz. Kunsthalle Wien, Leopold Museum, Architekturzentrum Wien, MUMOK ve Tanzquartier Wien’I bu bölgede görmeniz mümkün.


YEME – İÇME

Wiener Schnitzel

Viyana mutfağı, abartıya kaçmadan lezzet sunmayı seviyor. Wiener Schnitzel’i denemek için daha önce gittiğim ve rezervasyonsuz alınmadığını öğrendiğim Figlmüller’e bu sefer 1 ay öncesinden rezervasyon yaptırdım. Porsiyonlarıyla ünlü ve bu ünü kesinlikle hak ediyor. Tabak masaya geldiğinde “bunu bitirmek zor” diye düşündüm ama son lokmaya kadar keyifle yedim. Yanında getirdikleri hardallı patates de oldukça lezzetli. Figlmüller’e rezervasyon yaptırmadıysanız yine aynı zincirin restoranı Lugeck’e de gidebilirsiniz.

Geçiştirmek istediğiniz öğünler için de marketlerin içinde sıcak yemek alabileceğiniz ve oturabileceğiniz bölümler var.

Kahve ve Tatlı

Viyana kahvehaneleri, aceleye kapalı alanlar. Viyana kahvesinin ne kadar meşhur olduğunu duymuşsunuzdur. Şehirde kahve molası verilebilecek çok güzel kafeler var. Bunların en ünlüsü tabiki Café Central. Viyana’ya gidip Café Central’de bir kahve içmemek olmaz. Ancak ben burada da işimi şansa bırakmayıp yine 1 ay öncesinde rezervasyon yaptım. Rezervasyon olmadan da gidebilirsiniz ama biraz sıra beklemek gerekiyor. O soğukta açıkçası sıra bekleyemezdim. Bir zamanlar burada Freud’un ya da Troçki’nin oturduğunu bilmek mekâna bambaşka bir derinlik katıyor. Meşhur tatlı Apfelstrudel’i burada denedim. Bir diğer alternatif ise Café Demel. Buranın da sıcak çikolatası ve Kaiserschmarren’i meşhur. Bu tatlıyı erik kompostosuyla servis edilen kalın, ince kıyılmış krep olarak düşünün. İmparator Franz Joseph’in bu tatlıyı çok sevdiği bilindiği için kraliyet tatlısı olarak adlandırılıyor.

Bu meşhur cafelerin dışında kahvaltıyı bir kruvasan bir kahve ile yaparım diyorsanız Öfferl ve Paremi’yi de tavsiye edebilirim.


ALIŞVERİŞ

Mariahilfer Straße

Viyana’nın en uzun ve en popüler alışveriş caddesi. Zara, H&M, Mango gibi uluslararası markaların yanında bağımsız butiklere de var. İndirim zamanına denk geldiğimiz için burada bolca alışveriş yaptık.

Kärntner Straße, Graben ve Kohlmarkt

Viyana merkezinin “Golden U” adı verilen üçlü alışveriş rotası. Burada lüks markalar, prestijli butikler, tasarım mağazaları bulunuyor. Özellikle Kohlmarkt, çok çeşitli ama yüksek segment alışveriş yapmak için ideal.

Designer Outlet Parndorf

Yaklaşık 45 dakikalık mesafede yer alan outlet aslında gezimizde 1 gün ayırmayı plandığımız bir yerdi. Ancak soğuk hava ve şehirde vakit geçirmek istememiz nedeniyle buraya gidemedik. Alışveriş tutkunları için kaçırılmaması gereken bir yer.


Viyana’ya Gitmeden İşe Yarayacak Notlar

Viyana hızlı gezilecek bir şehir değil; en güzeli yavaşlamak. Merkezde yürüyerek kaybolmak, bir kahve molasını uzatmak ve programı biraz esnek tutmak şehri gerçekten hissettiriyor. Toplu taşıma çok düzenli ama çoğu yere zaten adım adım ulaşılıyor.

Müzeleri sabah saatlerinde gezmek büyük avantaj; Schönbrunn ve Belvedere gün ilerledikçe kalabalıklaşıyor. Viyana Pass, yoğun bir gezi planı olanlar için hem pratik hem ekonomik.

Pazar günleri mağazaların çoğu kapalı; bunu bilerek seyahat günlerini belirleyebilirsiniz. Bir konser ya da opera gecesi için günler öncesinden bilet bakmama rağmen istediğim konserlere yer bulamadım. Seyahat planı yaparken bunu önceliklendirin derim.


Veda

Viyana’da insanın içini bir sakinlik kaplıyor. Sanki şehir, acele etmeyi biraz olsun unutturmuş gibi. Gürültüyle değil, hissettirdikleriyle hatırlanan bir şehir. Viyana’dan ayrılırken, arkamda sadece gezilmiş bir şehir değil, yaşanmış bir ruh hali bıraktım. Viyana bana şunu öğretti: Güzellik gösterişli olmak zorunda değil; bazen bir kahve fincanında, bazen sessiz bir saray bahçesinde saklı olanı da görmek gerekir.

Bakalım bir sonraki güzelliği hangi şehirde göreceğiz?
Bir sonraki seyahatimizde görüşmek üzere, sevgiyle kalın.

Facebook
Twitter
LinkedIn
WhatsApp

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Subscribe to My Newsletter

Subscribe to my weekly newsletter. I don’t send any spam email ever!

Subscribe to My Newsletter

Subscribe to my weekly newsletter. I don’t send any spam email ever!