<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Şahsenem PARLAK arşivleri - Ailem Kocaeli Aylık Dergi</title>
	<atom:link href="https://ailemkocaeli.com/category/sahsenem-parlak/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://ailemkocaeli.com/category/sahsenem-parlak/</link>
	<description>Kocaeli&#039;deysen Ailedensin.</description>
	<lastBuildDate>Sun, 26 Apr 2026 09:03:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2024/03/piksel_Calisma-Yuzeyi-1-100x100.png</url>
	<title>Şahsenem PARLAK arşivleri - Ailem Kocaeli Aylık Dergi</title>
	<link>https://ailemkocaeli.com/category/sahsenem-parlak/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Eğitimci &#038; Yazar &#8211; Şahsenem PARLAK &#8211;  ✦ ALTI KELİMEYLE ÇOCUKLUK ✦</title>
		<link>https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-%e2%9c%a6-alti-kelimeyle-cocukluk-%e2%9c%a6/</link>
					<comments>https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-%e2%9c%a6-alti-kelimeyle-cocukluk-%e2%9c%a6/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[AİLEM]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Apr 2026 06:44:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Şahsenem PARLAK]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ailemkocaeli.com/?p=9488</guid>

					<description><![CDATA[<p>✦ ALTI KELİMEYLE ÇOCUKLUK ✦ Çocukluk; hatırladığımızdan çok, içimizde kalan bir hâl. Bazen bir kokuda, bazen bir oyunda, bazen de tek bir cümlede kendini hatırlatır. Bu sayıda sözü uzun anlatılara değil, kısa ama derin cümlelere bıraktım. “Çocukluk nedir?” diye sormadım. “Altı kelimeyle anlatabilir misin?” dedim. Çünkü bazı duygular, uzadıkça eksilir; kısaldıkça büyür. Ve işte sizlerden [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-%e2%9c%a6-alti-kelimeyle-cocukluk-%e2%9c%a6/">Eğitimci &#038; Yazar &#8211; Şahsenem PARLAK &#8211;  ✦ ALTI KELİMEYLE ÇOCUKLUK ✦</a> yazısı ilk önce <a href="https://ailemkocaeli.com">Ailem Kocaeli Aylık Dergi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="9488" class="elementor elementor-9488" data-elementor-post-type="post">
				<div class="elementor-element elementor-element-3210d110 e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="3210d110" data-element_type="container" data-e-type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-2d058c64 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="2d058c64" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>✦ ALTI KELİMEYLE ÇOCUKLUK ✦</p>
<p>Çocukluk; hatırladığımızdan çok, içimizde kalan bir hâl. Bazen bir kokuda, bazen bir oyunda, bazen de tek bir cümlede kendini hatırlatır.</p>
<p>Bu sayıda sözü uzun anlatılara değil, kısa ama derin cümlelere bıraktım.</p>
<p>“Çocukluk nedir?” diye sormadım.</p>
<p>“Altı kelimeyle anlatabilir misin?” dedim.</p>
<p>Çünkü bazı duygular, uzadıkça eksilir; kısaldıkça büyür.</p>
<p>Ve işte sizlerden gelenler:</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-9494" src="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2026/04/2.jpg" alt="" width="500" height="300" srcset="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2026/04/2.jpg 500w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2026/04/2-300x180.jpg 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></p>
<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “6 Kelime ile Çocukluk”</p>
<p>Altı kelimeyle anlatamam o eşsiz çocukluğumu. (Doruk A., 18)</p>
<p>Çoraptan top yapmaktı çocukluk benim için.(Ozan Parlak,41)</p>
<p>Hayal, masumiyet, büyülü bir süreçtir çocukluk. (Özlem Öztaş, 49)</p>
<p>Jeton, sokak, tsubasa ve kardeşliktir çocukluk. (Yasemen Parlak Öztekin, 39)</p>
<p>Olgunlaşmamış hayatın en tatlı zamanlarıdır çocukluk. (Ebru Duman, 51)</p>
<p>Harikulade mandalina çiçeği kokardı benim çocukluğum. (Şükran Artan, 57)</p>
<p>Salçalı ekmek, oyun, bitmeyen heyecandır çocukluk. (Ayşenur Karabağ Yurtseven, 38)</p>
<p>Apartman bahçelerinde ağaçların altında büyümektir çocukluk. (Özden Canöz, 46)</p>
<p>23 Nisan mutlulukla güzel kutlu olsun.(Nil Öztekin,3.5)</p>
<p>Üşüyen ellerini annesinin yeleğinin içinde ısıtmaktır. (Feride Ketenci, 47)</p>
<p>Bazılarımız için içimizde hâlâ süren doğallıktır. (Neslihan Arslan, 51)</p>
<p>Çocukluk korkusuz yaşayıp hayallerde uçmak demek.(Melek Parlak,65)</p>
<p>Şimdi anlıyorum meğer en güzel yıllarımmış. (Gamze Arzu Yücesoy, 48)</p>
<p>Küçük bir bedende kocaman bir dünyadır çocukluk. (Mustafa Söğüt, 37)</p>
<p>Çocukluk sobanın başında ekmek kızartırken ısınmaktır. (Hakan Balmuk, 46)</p>
<p>Çocukluk hoplamak, zıplamak, koşmak, sorumsuzca yaşamak.(Ali Rıza Parlak,64)</p>
<p>Her gece bisiklet hayaliyle uyanmaktır çocukluk. (Filiz Güney, 43)</p>
<p>Masumiyet, keşif, oyun, merak ve özgürlüktür çocukluk. (Yunus Emre Papatya, 22)</p>
<p>Pamuk şekeri tadında kirlenmemiş sayfalardır çocukluk. (Nesrin İşer, 22)</p>
<p>Küçük şeylerle mutlu olduğun zamanlardı çocukluk. (Esma Ketenci, 22)</p>
<p>Yokluklar içinde saygıyı, neşeyi yitirmeyen&nbsp; çocuklardık. (Şakir Erdemir,53)</p>
<p>Yağ, pas, sigara kokusuyla babayı özlemektir. (Bahadır Ketenci, 49)</p>
<p>Göründüğün gibi çocuk ol canımı ye.(Hasan Gümüş,64)</p>
<p>Kalbin güzelliğinin gözlere ışıltıyla yansımasıdır çocukluk. (Hüsniye Demir, 49)</p>
<p>Çocukluk deyip geçtiğim aslında masumiyetimdi benim. (Melek Kahraman, 48)</p>
<p>Çocukken yaşanan olaylar büyüyünce ders olur. (Öykü Özkan,8)</p>
<p>Ömrümüze yazdığımız&nbsp; mektubun ilk cümlesidir çocukluk.(Ergin Ersöz,39)</p>
<p>Çocukluk, yaşam&nbsp; yolculuğunda insanın cennet dönemi.(A.Kadir&nbsp;&nbsp; Şahin ,39)</p>
<p>Daha çok eğlenmek ve anı biriktirmek.(Ahmet Selim Azak,8)</p>
<p>Çocukluk, sevgi, saygı ve mutlulukla geçer.(Ahmet Eymen Arıkan,8)</p>
<p>Çocuk olmak, mutlu olmak ve eğlenmektir.(İkra Kılınç,8)</p>
<p>Çocuklar bence anıyla doldurur bir günü.(Ali Ege Doğaner,8)</p>
<p>Vee benim için çocukluk;</p>
<p>Benim olsun diye &nbsp;çok ağladığım o plastik, saçsız, emzikli bebek ve beşiği,</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-9495" src="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2026/04/1.jpg" alt="" width="500" height="300" srcset="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2026/04/1.jpg 500w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2026/04/1-300x180.jpg 300w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></p>
<p>Oyuncak süet &nbsp;at,</p>
<p>Eksik eldivenli çocukluğumun şehri Ankara,</p>
<p>Kardeş payı fındık,</p>
<p>Çaspa Apartmanı,</p>
<p>Arka tarladaki evcilik oyunları,</p>
<p>Bir gün aynı öğünde buluşacağına inandığım, okul kantinindeki simit ve ayran,</p>
<p>Fruko,</p>
<p>Babamın kamyonunun arkasında, çok kalabalık &nbsp;gittiğimiz piknikler,</p>
<p>Amcamın cumartesileri getirdiği karışık kuruyemiş ve çiftlik dondurması,</p>
<p>Yazları dedemin dut ağacına astığı hamak ve &nbsp;her sene bir numara büyüyen ayaklarıma aldığı kara lastik,</p>
<p>Ve malesef evcil hayvan zannedip boyunlarına ip takıp gezdirdiğim çekirgeler &#8230;</p>
<p>Büyüyünce gördüğüm her çekirgeden özür dilediğimi de not düşmek isterim😊</p>
<p>Hem ne diyor Edip Cansever üstad:</p>
<p>“ Gökyüzü gibidir çocukluk, hiçbir yere gitmiyor”</p>
<p>İçindeki çocuğu kalbinde, anılarını zihninde tutabilen herkesin Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun!</p>
<p>Çocuk sevinçlerinizi ve yaşam karşısındaki hayret duygunuzu hep diri tutmanız ümidiyle.</p>
<p>Sevgiler&#8230;</p>								</div>
				</div>
					</div>
				</div>
				</div>
		<p><a href="https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-%e2%9c%a6-alti-kelimeyle-cocukluk-%e2%9c%a6/">Eğitimci &#038; Yazar &#8211; Şahsenem PARLAK &#8211;  ✦ ALTI KELİMEYLE ÇOCUKLUK ✦</a> yazısı ilk önce <a href="https://ailemkocaeli.com">Ailem Kocaeli Aylık Dergi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-%e2%9c%a6-alti-kelimeyle-cocukluk-%e2%9c%a6/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eğitimci &#038; Yazar &#8211; Şahsenem PARLAK &#8211;  &#8220;Aşkın Takvime  Direndiği Yerler&#8221;</title>
		<link>https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-askin-takvime-direndigi-yerler/</link>
					<comments>https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-askin-takvime-direndigi-yerler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[AİLEM]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2026 21:47:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Şahsenem PARLAK]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ailemkocaeli.com/?p=9356</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Sen yanımdayken takvimler sustu bir süre, sonra günleri icat ettiler, bizi unutmak için.” Aşk başladığında zamanla kurulan ilişki bozulur; günler sayılmaz, saatler anlamını yitirir. İnsan ne zamandır sevdiğini değil, hâlâ sevip sevmediğini düşünür. Belki de bu yüzden aşk, tarih boyunca takvimle en zor anlaşılan duygulardan biri olmuştur. Takvim düzen ister, Aşk dağınıklık; Takvim hatırlatır, Aşk [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-askin-takvime-direndigi-yerler/">Eğitimci &#038; Yazar &#8211; Şahsenem PARLAK &#8211;  &#8220;Aşkın Takvime  Direndiği Yerler&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://ailemkocaeli.com">Ailem Kocaeli Aylık Dergi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="9356" class="elementor elementor-9356" data-elementor-post-type="post">
				<div class="elementor-element elementor-element-5df31bd e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="5df31bd" data-element_type="container" data-e-type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-cab7f27 elementor-drop-cap-yes elementor-drop-cap-view-default elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="cab7f27" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-settings="{&quot;drop_cap&quot;:&quot;yes&quot;}" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><strong><em><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">“Sen yanımdayken</span></em></strong></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><strong><em><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">takvimler sustu bir süre,</span></em></strong></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><strong><em><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">sonra günleri icat ettiler,</span></em></strong></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><strong><em><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">bizi unutmak için.”</span></em></strong></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><strong><em><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">Aşk başladığında zamanla kurulan ilişki bozulur; günler sayılmaz, saatler anlamını yitirir. İnsan ne zamandır sevdiğini değil, hâlâ sevip sevmediğini düşünür. Belki de bu yüzden aşk, tarih boyunca takvimle en zor anlaşılan duygulardan biri olmuştur.</span></em></strong></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><strong><em><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">Takvim düzen ister,</span></em></strong></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><strong><em><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">Aşk dağınıklık;</span></em></strong></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><strong><em><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">Takvim hatırlatır,</span></em></strong></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><strong><em><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">Aşk unutturur.</span></em></strong></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><strong><em><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">Ne diyordu Turgut Uyar:</span></em></strong></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><strong><em><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">“Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur.”</span></em></strong></p><p><strong><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">SAHİ, HİÇ TAKVİM TUTMADAN SEVDİĞİNİZ BİR DÖNEM OLDU MU?</span></strong></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">Günlerin adının silindiği, sadece “hâl”in kaldığı bir zaman… Neydi o şarkı?</span></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"> </p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">“Şimdi zaman sensizliğin ertesi.”</span></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"> </p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">İnsanlık tarihi bu eksilmeye direnen aşklar üzerinden okunabilir.</span></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">Dante’nin Beatrice’i neredeyse hiç yaşanmamış bir aşktır ama Dante’nin bütün düşünce dünyasını şekillendirir. Dante, Beatrice’i ilk kez dokuz yaşında görür. İlahi Komedya’ya ilham kaynağı olan aşkın hikâyesi diyeceğimiz bir hikâye bile yoktur ortada. Dante hayatına yön verecek bu kadını ilk kez 9 yaşında gördüğünde Beatrice sekiz yaşındadır. İkinci ve son görüşünde ise aradan on yıl geçmiştir; bu da uzaktan görmedir sadece. Ancak Dante, annesinin isteği üzerine başkasıyla evlenmiştir. Bu süreçte bir şövalyeyle evli olan Beatrice, yirmili yaşların başında hayata veda etmiştir. Dante bizlere metafiziksel aşkın yüceliğini ve derinliğini kanıtlamıştır.</span></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">Aşk burada sahip olunan değil, dönüştüren bir kuvvettir.</span></p><p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-9365" src="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2026/02/30.jpg" alt="" width="1000" height="600" srcset="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2026/02/30.jpg 1000w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2026/02/30-300x180.jpg 300w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2026/02/30-768x461.jpg 768w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></p><p><strong><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">KAVUŞULMAYAN AŞK DAHA MI DERİNDİR, YOKSA BU ROMANTİK BİR EFSANE MİDİR?</span></strong></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">Doğu anlatılarında da benzer bir derinlik vardır. Leyla ile Mecnun’da aşk kavuşulmayla değil, vazgeçişle büyür. Mecnun’un çöllere düşmesi bir kayıp değil, bir geçiştir. Leyla artık bir kişi değil, bir aşk olur. Ne diyordu mesela en son Bursa’lık Makamı adlı şarkısında:</span></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"> </p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">“Leyla’dan geçme faslındayım, Mevla’yı bulma yollarında.”</span></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"> </p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">Bugün Leyla ile Mecnun yaşasaydı, hikâye kaç gün sürerdi diye düşünmeden edemiyorum. Modern zamanlara yaklaştığımızda Nazım çıkar karşımıza. Piraye’ye yazılmış mektuplar, bir sevgiliye yazılmış satırlardan çok hayata tutunma çabasıdır. Hapishane, sürgün, ayrılık… Aşk burada romantik bir konfor değil, bir direniş biçimidir. Gösterilmez, taşınır. Belki de bu yüzden bugün hâlâ bize dokunur.</span></p><p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-9366" src="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2026/02/31.jpg" alt="" width="1000" height="600" srcset="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2026/02/31.jpg 1000w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2026/02/31-300x180.jpg 300w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2026/02/31-768x461.jpg 768w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-start para-style-body"><strong><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">BİR AŞKI GÜÇLÜ KILAN ŞEY SİZCE NEDİR?</span></strong></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-start para-style-body"><strong><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">RAHATSIZLIK MI, DAYANIKLILIK MI?</span></strong></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">Roland Barthes, üniversite yıllarımda defalarca okuyup, altını çizdiğim yerleri öğrenci evimin duvarlarına astığım “Bir Aşk Söyleminden Parçalar” adlı kitabında aşkı bir duygu değil, bir söylem olarak alır.</span></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"> </p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">Aşk düzgün konuşamaz; tekrar eder, susar, bekler, içinden konuşur&#8230;</span></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"> </p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">Aşk bir hikâye değil, parçalı bir dildir ve belki de bu yüzden canlıdır. Modern dünya bu parçalı dili sevmez; netlik ister, tanım ister.</span></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"> </p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">“Şimdi biz neyiz?” sorusu artık bir merak değil, güvenlik talebidir. Bilinmezlik tehdit olarak algılanır.</span></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"> </p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">Schopenhauer’a göre de aşk bir yanılsamadır; türün kendi varlığını sürdürmek için bireye oynadığı bir oyundur. Ama bu yanılsama da olmasaydı insan hayata katlanamazdı bence.</span></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"> </p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">Yani aşk belki de akılla açıklanamayan fevkalade bir hatadır. Ve biz artık bunu bile ölçülebilir hâle getiriyoruz.</span></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"> </p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">Ne aldık, nereye gittik, paylaştık mı?</span></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"> </p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">Kaç beğeni aldı?</span></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">Duygu artık yaşanan değil, kanıtlanan bir şeye dönüşüyor.</span></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">Belki de şairler bu yüzden vardır; yol gösterirler. Şairler aşkı büyütmez, sadeleştirirler. Çünkü aşk ölçülmeye başladığında kırılır.</span></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">AŞK; üzerine sabahlara kadar konuşsam doymayacağım mevzu&#8230;</span></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">Vee yine geldi çattı o gün:</span></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"> </p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">14 Şubat.!</span></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"> </p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">“Aşkın günü olmaz” deriz ama yine de o gün bir hediye bekleriz. Aslında Sevgililer Günü aşkı hatırlattığı için değil, aşkı tek güne sıkıştırdığı için problemlidir bence.</span></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"> </p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">14 Şubat’ta yaşanan telaş aşkın büyüklüğünden değil, ertelenmişliğinden doğar. Belki bütün bu mozaik şunu söyler: Aşkın günü olmaz ama ihmal edildiğinde de takvim icat edilir.</span></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">Yazımı Nazım Hikmet ile bitireyim:</span></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">“Kelebek misalidir aşk;</span></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">Anlamayana ömrü günlük,</span></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">Anlayana bir ömürlük.”</span></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">Çok sevin,</span></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">Çok sevilin.</span></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">İncelikli kalplere denk gelin.</span></p><p class="cvGsUA direction-ltr align-justify para-style-body"><span class="a_GcMg font-feature-liga-off font-feature-clig-off font-feature-calt-off text-decoration-none text-strikethrough-none">Sevgilerimle&#8230;</span></p><p> </p>								</div>
				</div>
					</div>
				</div>
		<div class="elementor-element elementor-element-7f14754e e-con-full e-flex e-con e-parent" data-id="7f14754e" data-element_type="container" data-e-type="container">
				<div class="elementor-element elementor-element-603860fe elementor-icon-list--layout-inline elementor-list-item-link-inline elementor-widget elementor-widget-icon-list" data-id="603860fe" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="icon-list.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<ul class="elementor-icon-list-items elementor-inline-items">
							<li class="elementor-icon-list-item elementor-inline-item">
											<span class="elementor-icon-list-icon">
							<svg aria-hidden="true" class="e-font-icon-svg e-fab-instagram" viewBox="0 0 448 512" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg"><path d="M224.1 141c-63.6 0-114.9 51.3-114.9 114.9s51.3 114.9 114.9 114.9S339 319.5 339 255.9 287.7 141 224.1 141zm0 189.6c-41.1 0-74.7-33.5-74.7-74.7s33.5-74.7 74.7-74.7 74.7 33.5 74.7 74.7-33.6 74.7-74.7 74.7zm146.4-194.3c0 14.9-12 26.8-26.8 26.8-14.9 0-26.8-12-26.8-26.8s12-26.8 26.8-26.8 26.8 12 26.8 26.8zm76.1 27.2c-1.7-35.9-9.9-67.7-36.2-93.9-26.2-26.2-58-34.4-93.9-36.2-37-2.1-147.9-2.1-184.9 0-35.8 1.7-67.6 9.9-93.9 36.1s-34.4 58-36.2 93.9c-2.1 37-2.1 147.9 0 184.9 1.7 35.9 9.9 67.7 36.2 93.9s58 34.4 93.9 36.2c37 2.1 147.9 2.1 184.9 0 35.9-1.7 67.7-9.9 93.9-36.2 26.2-26.2 34.4-58 36.2-93.9 2.1-37 2.1-147.8 0-184.8zM398.8 388c-7.8 19.6-22.9 34.7-42.6 42.6-29.5 11.7-99.5 9-132.1 9s-102.7 2.6-132.1-9c-19.6-7.8-34.7-22.9-42.6-42.6-11.7-29.5-9-99.5-9-132.1s-2.6-102.7 9-132.1c7.8-19.6 22.9-34.7 42.6-42.6 29.5-11.7 99.5-9 132.1-9s102.7-2.6 132.1 9c19.6 7.8 34.7 22.9 42.6 42.6 11.7 29.5 9 99.5 9 132.1s2.7 102.7-9 132.1z"></path></svg>						</span>
										<span class="elementor-icon-list-text">sahsenem.parlak</span>
									</li>
						</ul>
						</div>
				</div>
				</div>
				</div>
		<p><a href="https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-askin-takvime-direndigi-yerler/">Eğitimci &#038; Yazar &#8211; Şahsenem PARLAK &#8211;  &#8220;Aşkın Takvime  Direndiği Yerler&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://ailemkocaeli.com">Ailem Kocaeli Aylık Dergi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-askin-takvime-direndigi-yerler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eğitimci &#038; Yazar &#8211; Şahsenem PARLAK &#8211;  &#8220;2025: Dikkatin Kayıp Eşyalar Bürosuna Bırakıldığı Yıl&#8221;</title>
		<link>https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-2025-dikkatin-kayip-esyalar-burosuna-birakildigi-yil/</link>
					<comments>https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-2025-dikkatin-kayip-esyalar-burosuna-birakildigi-yil/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[AİLEM]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Jan 2026 21:14:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Şahsenem PARLAK]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ailemkocaeli.com/?p=8999</guid>

					<description><![CDATA[<p>2025: Dikkatin Kayıp Eşyalar Bürosuna Bırakıldığı Yıl 1. Düşen Odak Süresi: “Hocam Anlıyorum” Çağı 2025’te öğrenciler “anlıyorum” diyor ama anlamıyor.Söylenen sayfa bulunamıyor, bulunan sayfada söylenen yer işaretlenemiyor.Satır aralığını söylemeden kendi başına bulan çok az. Akıl yürütme, yerini bekleme moduna bıraktı.Zihinler artık öğretmeni değil; ekranı ve teneffüsü referans alıyor. Ne yazık ki telefonların derste olmaması için [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-2025-dikkatin-kayip-esyalar-burosuna-birakildigi-yil/">Eğitimci &#038; Yazar &#8211; Şahsenem PARLAK &#8211;  &#8220;2025: Dikkatin Kayıp Eşyalar Bürosuna Bırakıldığı Yıl&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://ailemkocaeli.com">Ailem Kocaeli Aylık Dergi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="8999" class="elementor elementor-8999" data-elementor-post-type="post">
				<div class="elementor-element elementor-element-5df31bd e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="5df31bd" data-element_type="container" data-e-type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-cab7f27 elementor-drop-cap-yes elementor-drop-cap-view-default elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="cab7f27" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-settings="{&quot;drop_cap&quot;:&quot;yes&quot;}" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<h2 data-start="165" data-end="225"><strong data-start="168" data-end="225">2025: Dikkatin Kayıp Eşyalar Bürosuna Bırakıldığı Yıl</strong></h2><h3 data-start="227" data-end="279"><strong data-start="231" data-end="279">1. Düşen Odak Süresi: “Hocam Anlıyorum” Çağı</strong></h3><p data-start="281" data-end="468">2025’te öğrenciler “anlıyorum” diyor ama <strong data-start="322" data-end="335">anlamıyor</strong>.<br data-start="336" data-end="339" />Söylenen sayfa bulunamıyor, bulunan sayfada söylenen yer işaretlenemiyor.<br data-start="412" data-end="415" />Satır aralığını söylemeden kendi başına bulan çok az.</p><p data-start="470" data-end="593">Akıl yürütme, yerini <strong data-start="491" data-end="509">bekleme moduna</strong> bıraktı.<br data-start="518" data-end="521" />Zihinler artık öğretmeni değil; <strong data-start="553" data-end="576">ekranı ve teneffüsü</strong> referans alıyor.</p><p data-start="595" data-end="695">Ne yazık ki telefonların derste olmaması için çok geç kalındı.<br data-start="657" data-end="660" />Bu iş buraya gelmeden çözülmeliydi.</p><p data-start="697" data-end="741"><strong data-start="697" data-end="741">Dikkat artık bir beceri değil, bir lüks.</strong></p><p data-start="697" data-end="741"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-9126" src="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2026/01/7-2.jpg" alt="" width="800" height="500" srcset="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2026/01/7-2.jpg 800w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2026/01/7-2-300x188.jpg 300w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2026/01/7-2-768x480.jpg 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></p><hr data-start="743" data-end="746" /><h3 data-start="748" data-end="805"><strong data-start="752" data-end="805">2. Eğitimde Sessiz Çöküş: Yardım Olmadan Yapamama</strong></h3><p data-start="807" data-end="909">Yeni dönemde netleşen gerçek şu:<br data-start="839" data-end="842" />Yönerge tek başına yetmiyor.<br data-start="870" data-end="873" />Destek çekildiğinde hareket duruyor.</p><p data-start="911" data-end="1023">Şu an lisede, yıllar önce ilkokulda o minicik çocuklara anlattığım gibi anlatıyorum etkinlikleri ve yönergeleri.</p><p data-start="1025" data-end="1179">Bu bir bilgi eksikliği değil; <strong data-start="1055" data-end="1075">inisiyatif kaybı</strong>.<br data-start="1076" data-end="1079" />Eğitim sistemi bilgiyi aktarıyor ama <strong data-start="1116" data-end="1141">iradeyi geliştirmiyor</strong>.<br data-start="1142" data-end="1145" />Çünkü artık irade yok. Geçmiş ola.</p><p data-start="1181" data-end="1314">Çocuklar, gençler tek başlarına kaldıklarında ne yapacaklarını bilmiyorlar.<br data-start="1256" data-end="1259" />İnternet paketinin bitmesi, soluksuz kalmak gibi adeta.</p><p data-start="1181" data-end="1314"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-9127" src="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2026/01/8-3.jpg" alt="" width="800" height="500" srcset="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2026/01/8-3.jpg 800w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2026/01/8-3-300x188.jpg 300w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2026/01/8-3-768x480.jpg 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></p><hr data-start="1316" data-end="1319" /><h3 data-start="1321" data-end="1379"><strong data-start="1325" data-end="1379">3. Gürültülü Kuşak: Yüksek Frekans, Düşük Derinlik</strong></h3><p data-start="1381" data-end="1431">2025 gençliği yüksek sesli müzik dinliyor çünkü:</p><ul data-start="1432" data-end="1486"><li data-start="1432" data-end="1460"><p data-start="1434" data-end="1460">Sessizlikle baş edemiyor</p></li><li data-start="1461" data-end="1486"><p data-start="1463" data-end="1486">Düşünceye tahammül az</p></li></ul><p data-start="1488" data-end="1581">Müzik artık bir zevk değil, <strong data-start="1516" data-end="1544">arka plan bastırma aracı</strong>.<br data-start="1545" data-end="1548" />Ritim yükseldikçe anlam azalıyor.</p><p data-start="1583" data-end="1680">Bu konuyu vaktiyle yazmıştım:<br data-start="1612" data-end="1615" />Şarkı sözleri, frekanslar ve alınan rol modeller büyük bir sorun.<img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-9128" src="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2026/01/9-3.jpg" alt="" width="800" height="500" srcset="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2026/01/9-3.jpg 800w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2026/01/9-3-300x188.jpg 300w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2026/01/9-3-768x480.jpg 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></p><hr data-start="1682" data-end="1685" /><h3 data-start="1687" data-end="1758"><strong data-start="1691" data-end="1758">4. Değerlerden Kopuş: Aynı Şeyleri Söyleyip Aynı Şeye İnanmamak</strong></h3><p data-start="1760" data-end="1811">2025’te herkes “aynı değerlerden” bahsediyor ama:</p><ul data-start="1812" data-end="1872"><li data-start="1812" data-end="1842"><p data-start="1814" data-end="1842">Kimse aynı yerden bakmıyor</p></li><li data-start="1843" data-end="1872"><p data-start="1845" data-end="1872">Kimse aynı yükü taşımıyor</p></li></ul><p data-start="1874" data-end="1958">Ciddi bir <strong data-start="1884" data-end="1902">değer erozyonu</strong> var.<br data-start="1907" data-end="1910" />Toplumsal bağlar söylemde güçlü, pratikte zayıf.</p><p data-start="1960" data-end="2014">Birlik duygusu yerini <strong data-start="1982" data-end="2005">yan yana yalnızlığa</strong> bıraktı.</p><hr data-start="2016" data-end="2019" /><h3 data-start="2021" data-end="2082"><strong data-start="2025" data-end="2082">5. En Çok “Aşınan” Kavramlar (İçi Boşalanlar Listesi)</strong></h3><p data-start="2084" data-end="2142">Bu yıl en çok kullanılan ama en az hissedilen kavramlar:</p><ul data-start="2143" data-end="2266"><li data-start="2143" data-end="2153"><p data-start="2145" data-end="2153">Travma</p></li><li data-start="2154" data-end="2164"><p data-start="2156" data-end="2164">Toksik</p></li><li data-start="2165" data-end="2181"><p data-start="2167" data-end="2181">Sınır koymak</p></li><li data-start="2182" data-end="2207"><p data-start="2184" data-end="2207">İyi oluş (well-being)</p></li><li data-start="2208" data-end="2226"><p data-start="2210" data-end="2226">Kendini seçmek</p></li><li data-start="2227" data-end="2266"><p data-start="2229" data-end="2266">Kendinin en iyi versiyonuna ulaşmak</p></li></ul><p data-start="2268" data-end="2388">Kavramlar çoğaldı, <strong data-start="2287" data-end="2311">derinlik seyrekleşti</strong>.<br data-start="2312" data-end="2315" />Herkes konuşuyor, kimse yüzleşmiyor.<br data-start="2351" data-end="2354" />Herkes her konuya hâkim… maşallah!</p><p data-start="2268" data-end="2388"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-9129" src="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2026/01/10-2.jpg" alt="" width="800" height="500" srcset="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2026/01/10-2.jpg 800w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2026/01/10-2-300x188.jpg 300w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2026/01/10-2-768x480.jpg 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></p><hr data-start="2390" data-end="2393" /><h3 data-start="2395" data-end="2463"><strong data-start="2399" data-end="2463">6. Psikolojinin “Evrimi!”: Herkes Uzman, Kimse Sorumlu Değil</strong></h3><p data-start="2465" data-end="2506">2025’te psikolojik dil yaygınlaştı ama:</p><ul data-start="2507" data-end="2598"><li data-start="2507" data-end="2557"><p data-start="2509" data-end="2557">Anlamaya değil, <strong data-start="2525" data-end="2541">etiketlemeye</strong> hizmet ediyor</p></li><li data-start="2558" data-end="2598"><p data-start="2560" data-end="2598">Sorumluluk değil, <strong data-start="2578" data-end="2587">kaçış</strong> üretiyor</p></li></ul><p data-start="2600" data-end="2654">Herkes kendini açıklıyor, kimse kendini dönüştürmüyor.</p><p data-start="2656" data-end="2748">Sosyal medyada durmadan önümüze düşen direktifler:<br data-start="2706" data-end="2709" />“5 adımda…”<br data-start="2720" data-end="2723" />“3 maddede…”<br data-start="2735" data-end="2738" />Gibi gibi…</p><p data-start="2656" data-end="2748"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-9130" src="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2026/01/12-2.jpg" alt="" width="800" height="500" srcset="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2026/01/12-2.jpg 800w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2026/01/12-2-300x188.jpg 300w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2026/01/12-2-768x480.jpg 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></p><hr data-start="2750" data-end="2753" /><h3 data-start="2755" data-end="2811"><strong data-start="2759" data-end="2811">7. Çocuk ve Suç: Yaş Küçülüyor, Nedenler Büyüyor</strong></h3><p data-start="2813" data-end="2877">15 yaş suç istatistikleri artık bir “istisna” değil, <strong data-start="2866" data-end="2876">başlık</strong>.</p><p data-start="2879" data-end="2907">Ama mesele çocuklar değil:</p><ul data-start="2908" data-end="3070"><li data-start="2908" data-end="2932"><p data-start="2910" data-end="2932">Denetimsiz teknoloji</p></li><li data-start="2933" data-end="2952"><p data-start="2935" data-end="2952">Otorite boşluğu</p></li><li data-start="2953" data-end="2974"><p data-start="2955" data-end="2974">Aidiyet eksikliği</p></li><li data-start="2975" data-end="2995"><p data-start="2977" data-end="2995">Değer yoksunluğu</p></li><li data-start="2996" data-end="3014"><p data-start="2998" data-end="3014">Ailenin çöküşü</p></li><li data-start="3015" data-end="3042"><p data-start="3017" data-end="3042">Azalan sosyal ilişkiler</p></li><li data-start="3043" data-end="3070"><p data-start="3045" data-end="3070">Bağımlı madde kullanımı</p></li></ul><p data-start="3072" data-end="3118">Suç bireysel değil, <strong data-start="3092" data-end="3117">toplumsal bir semptom</strong>.</p><hr data-start="3120" data-end="3123" /><h3 data-start="3125" data-end="3179"><strong data-start="3129" data-end="3179">8. Teknolojiyle Münasebet: Araç Değil, Refleks</strong></h3><p data-start="3181" data-end="3201">2025’te teknoloji:</p><ul data-start="3202" data-end="3268"><li data-start="3202" data-end="3230"><p data-start="3204" data-end="3230">Kullanılan bir şey değil</p></li><li data-start="3231" data-end="3268"><p data-start="3233" data-end="3268">Düşünmeden başvurulan bir refleks</p></li></ul><p data-start="3270" data-end="3330">İnsan teknolojiye hükmetmiyor, onun temposuna uyum sağlıyor.</p><p data-start="3332" data-end="3431">Bir gün sınıfta bir öğrencim,<br data-start="3361" data-end="3364" />“Yapay zekâ benim en iyi arkadaşım hocam” dedi.<br data-start="3411" data-end="3414" /><strong data-start="3414" data-end="3431">Korkutucuydu.</strong></p><hr data-start="3433" data-end="3436" /><h3 data-start="3438" data-end="3488"><strong data-start="3442" data-end="3488">9. Eğlencenin Bayağılaşması: Neşeden Kaçış</strong></h3><p data-start="3490" data-end="3506">Eğlence artık:</p><ul data-start="3507" data-end="3551"><li data-start="3507" data-end="3531"><p data-start="3509" data-end="3531">Dinlenmek için değil</p></li><li data-start="3532" data-end="3551"><p data-start="3534" data-end="3551">Düşünmemek için</p></li></ul><p data-start="3553" data-end="3643">Kahkaha kısa, dikkat dağınık, haz hızlı tüketiliyor.<br data-start="3605" data-end="3608" />Eğlence fazlasıyla <strong data-start="3627" data-end="3642">bayağılaştı</strong>.</p><hr data-start="3645" data-end="3648" /><h3 data-start="3650" data-end="3701"><strong data-start="3654" data-end="3701">10. Felaketler Çağı: Alışılan Olağanüstülük</strong></h3><p data-start="3703" data-end="3755">2025’te felaketler şaşırtmıyor.<br data-start="3734" data-end="3737" />Asıl tehlike bu:</p><ul data-start="3756" data-end="3806"><li data-start="3756" data-end="3767"><p data-start="3758" data-end="3767">Alışmak</p></li><li data-start="3768" data-end="3787"><p data-start="3770" data-end="3787">Normalleştirmek</p></li><li data-start="3788" data-end="3806"><p data-start="3790" data-end="3806">Tepkisizleşmek</p></li></ul><p data-start="3808" data-end="3906">Toplum yoruldu.<br data-start="3823" data-end="3826" />Bitmeyen felaketlerden, akışkan ve “renkli” ekranlardan…<br data-start="3882" data-end="3885" />Refleksler yavaşladı.</p><p data-start="3908" data-end="3997">“Yeni normal” diye bir şey uyduruldu ve<br data-start="3947" data-end="3950" /><strong data-start="3950" data-end="3974">anormal olan her şey</strong>, zamanla sıradanlaştı.</p><hr data-start="3999" data-end="4002" /><h2 data-start="4004" data-end="4030"><strong data-start="4007" data-end="4030">En Nihayet: Kapanış</strong></h2><p data-start="4032" data-end="4109">2025 bize şunu gösterdi:<br data-start="4056" data-end="4059" />Sorun bilgi eksikliği değil, <strong data-start="4088" data-end="4108">anlam yorgunluğu</strong>.</p><p data-start="4111" data-end="4196">İnsanlar biliyor ama bağ kuramıyor,<br data-start="4146" data-end="4149" />Konuşuyor ama duymuyor,<br data-start="4172" data-end="4175" />Bakıyor ama görmüyor.</p><p data-start="4198" data-end="4244">İletişim kurduğunu zannediyor ama <strong data-start="4232" data-end="4243">kopuyor</strong>.</p><p data-start="4246" data-end="4312">Bu bir kriz değil;<br data-start="4264" data-end="4267" />Bu, uzun süredir ertelenmiş bir <strong data-start="4299" data-end="4311">yüzleşme</strong>.</p><p data-start="4314" data-end="4356">Ve elbette umutlarımız 2026’ya devredildi.</p><p data-start="4358" data-end="4416">E hadi…<br data-start="4365" data-end="4368" />Yine de ve tabii ki,<br data-start="4388" data-end="4391" /><strong data-start="4391" data-end="4416">İyi seneler cümleten.</strong></p>								</div>
				</div>
					</div>
				</div>
		<div class="elementor-element elementor-element-7f14754e e-con-full e-flex e-con e-parent" data-id="7f14754e" data-element_type="container" data-e-type="container">
				<div class="elementor-element elementor-element-603860fe elementor-icon-list--layout-inline elementor-list-item-link-inline elementor-widget elementor-widget-icon-list" data-id="603860fe" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="icon-list.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<ul class="elementor-icon-list-items elementor-inline-items">
							<li class="elementor-icon-list-item elementor-inline-item">
											<span class="elementor-icon-list-icon">
							<svg aria-hidden="true" class="e-font-icon-svg e-fab-instagram" viewBox="0 0 448 512" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg"><path d="M224.1 141c-63.6 0-114.9 51.3-114.9 114.9s51.3 114.9 114.9 114.9S339 319.5 339 255.9 287.7 141 224.1 141zm0 189.6c-41.1 0-74.7-33.5-74.7-74.7s33.5-74.7 74.7-74.7 74.7 33.5 74.7 74.7-33.6 74.7-74.7 74.7zm146.4-194.3c0 14.9-12 26.8-26.8 26.8-14.9 0-26.8-12-26.8-26.8s12-26.8 26.8-26.8 26.8 12 26.8 26.8zm76.1 27.2c-1.7-35.9-9.9-67.7-36.2-93.9-26.2-26.2-58-34.4-93.9-36.2-37-2.1-147.9-2.1-184.9 0-35.8 1.7-67.6 9.9-93.9 36.1s-34.4 58-36.2 93.9c-2.1 37-2.1 147.9 0 184.9 1.7 35.9 9.9 67.7 36.2 93.9s58 34.4 93.9 36.2c37 2.1 147.9 2.1 184.9 0 35.9-1.7 67.7-9.9 93.9-36.2 26.2-26.2 34.4-58 36.2-93.9 2.1-37 2.1-147.8 0-184.8zM398.8 388c-7.8 19.6-22.9 34.7-42.6 42.6-29.5 11.7-99.5 9-132.1 9s-102.7 2.6-132.1-9c-19.6-7.8-34.7-22.9-42.6-42.6-11.7-29.5-9-99.5-9-132.1s-2.6-102.7 9-132.1c7.8-19.6 22.9-34.7 42.6-42.6 29.5-11.7 99.5-9 132.1-9s102.7-2.6 132.1 9c19.6 7.8 34.7 22.9 42.6 42.6 11.7 29.5 9 99.5 9 132.1s2.7 102.7-9 132.1z"></path></svg>						</span>
										<span class="elementor-icon-list-text">sahsenem.parlak</span>
									</li>
						</ul>
						</div>
				</div>
				</div>
				</div>
		<p><a href="https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-2025-dikkatin-kayip-esyalar-burosuna-birakildigi-yil/">Eğitimci &#038; Yazar &#8211; Şahsenem PARLAK &#8211;  &#8220;2025: Dikkatin Kayıp Eşyalar Bürosuna Bırakıldığı Yıl&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://ailemkocaeli.com">Ailem Kocaeli Aylık Dergi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-2025-dikkatin-kayip-esyalar-burosuna-birakildigi-yil/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eğitimci &#038; Yazar &#8211; Şahsenem PARLAK &#8211;  &#8220;Z Raporu&#8221;</title>
		<link>https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-z-raporu/</link>
					<comments>https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-z-raporu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[AİLEM]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Dec 2025 15:46:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Şahsenem PARLAK]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ailemkocaeli.com/?p=8868</guid>

					<description><![CDATA[<p>Z Raporu: Yorgun Bir Ayın Hikâyesi Aralık: Koşar Adım Yaşanmış Bir Yılın Kapanış Defteri Ne yorgun bir aysın sen.Koşar adım yaşanmış bir yılın kapanış defteri.Z raporu biraz da… Bizler, dehşet bir telaş içindeyken,Sen öyle sakin, dingin ve kendinden fevkalade emin;Kimi güneşle, kimi hafiften soğuğa alıştıran merhametinle koskoca 365 günün son perdesisin. Mevsimlerin Ruh Hâli: Yazdan [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-z-raporu/">Eğitimci &#038; Yazar &#8211; Şahsenem PARLAK &#8211;  &#8220;Z Raporu&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://ailemkocaeli.com">Ailem Kocaeli Aylık Dergi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="8868" class="elementor elementor-8868" data-elementor-post-type="post">
				<div class="elementor-element elementor-element-5df31bd e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="5df31bd" data-element_type="container" data-e-type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-cab7f27 elementor-drop-cap-yes elementor-drop-cap-view-default elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="cab7f27" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-settings="{&quot;drop_cap&quot;:&quot;yes&quot;}" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<h2 data-start="221" data-end="258">Z Raporu: Yorgun Bir Ayın Hikâyesi</h2><h3 data-start="260" data-end="319">Aralık: Koşar Adım Yaşanmış Bir Yılın Kapanış Defteri</h3><p data-start="320" data-end="414">Ne yorgun bir aysın sen.<br data-start="344" data-end="347" />Koşar adım yaşanmış bir yılın kapanış defteri.<br data-start="393" data-end="396" />Z raporu biraz da…</p><p data-start="416" data-end="600">Bizler, dehşet bir telaş içindeyken,<br data-start="452" data-end="455" />Sen öyle sakin, dingin ve kendinden fevkalade emin;<br data-start="506" data-end="509" />Kimi güneşle, kimi hafiften soğuğa alıştıran merhametinle koskoca 365 günün son perdesisin.</p><hr data-start="602" data-end="605" /><h3 data-start="607" data-end="650">Mevsimlerin Ruh Hâli: Yazdan Aralık’a</h3><p data-start="651" data-end="769">Kuşkusuz yaz hiçbir şey düşünmeden öyle gelişine yaşanır;<br data-start="708" data-end="711" />Sonbaharda hepimizi garip bir kışa hazırlık telaşı alır.</p><p data-start="771" data-end="858">Aralıkta ise, tabiri caizse,<br data-start="799" data-end="802" />Yıl boyunca yaşadıklarımızın saklandığı sandık aralanır.</p><p data-start="860" data-end="1051">Dışarıda beklenmeyen beylik bir soğuk başlamaya görsün,<br data-start="915" data-end="918" />İçimizi ısıtacak tatlı bir şefkat aranır;<br data-start="959" data-end="962" />Sahlepler, bozalar, kestaneler, kabaklar akşam keyiflerinde sehpada yavaştan yerini alır.</p><p data-start="1053" data-end="1256">Sosyal medyada “Aralık gelmiş hoş gelmiş”li postlar sıralanır…<br data-start="1115" data-end="1118" />Ama hele yılbaşına yakın kar yüzü görmeyelim, hemen hayıflanarak:<br data-start="1183" data-end="1186" />“Sen de biraz Aralık olmanın hakkını ver,”<br data-start="1228" data-end="1231" />diye söylenmeye başlanır.</p><hr data-start="1258" data-end="1261" /><h3 data-start="1263" data-end="1308">Kişisel Bir Dönüm Noktası: 365 Eksi Bir</h3><p data-start="1309" data-end="1421">Tam da 365 günün tamamlanmasına birkaç gün kala,<br data-start="1357" data-end="1360" />Bu satırları yazıyorken paylaşmadan edemeyeceğim bir şey var:</p><p data-start="1423" data-end="1576">Haziran ayında <strong data-start="1438" data-end="1456">“365 Eksi Bir”</strong> isimli kitabım çıktı.<br data-start="1478" data-end="1481" />İmza günleri, söyleşiler, programlar derken benim için hayallerimin gerçekleştiği bir yıl oldu.</p><p data-start="1578" data-end="1676">Hatta bir de sloganımız vardı:<br data-start="1608" data-end="1611" /><strong data-start="1611" data-end="1676">“Yoksa siz hâlâ 365 Eksi Bir’leştiremediklerimizden misiniz?”</strong></p><p data-start="1678" data-end="1839">Velhasıl şahsım adına dolu dolu, iç içe geçen bir yıl oldu 2025…<br data-start="1742" data-end="1745" />Ama insan, kendi hayatı ne kadar hareketli olursa olsun, toplumun nabzını duymazdan gelemiyor.</p><hr data-start="1841" data-end="1844" /><h2 data-start="1846" data-end="1878">Bir Yılın Sosyolojik Z Raporu</h2><h3 data-start="1880" data-end="1923">1. Toplumsal Yorgunluk ve Tükenmişlik</h3><p data-start="1924" data-end="2104">Duygusal yorgunluk toplumsal hâle geldi.<br data-start="1964" data-end="1967" />Sürekli değişen gündem, arka arkaya gelen krizler, kapanan umut pencereleri…<br data-start="2043" data-end="2046" />Toplumsal ruh hâlinin tonu belirgin şekilde tükenmişlikti.</p><hr data-start="2106" data-end="2109" /><h3 data-start="2111" data-end="2143">2. Dijital Dikkatin Çöküşü</h3><p data-start="2144" data-end="2270">Odaklanma süreleri kısaldı.<br data-start="2171" data-end="2174" />Derin okuma neredeyse bir lüks hâline geldi.<br data-start="2218" data-end="2221" />Duygu yerine hız; anlam yerine tüketim öne çıktı.</p><hr data-start="2272" data-end="2275" /><h3 data-start="2277" data-end="2310">3. Gelecek ve Geçim Kıskacı</h3><p data-start="2311" data-end="2433">Gençlerde gelecek endişesi, yetişkinlerde geçim endişesi arttı.<br data-start="2374" data-end="2377" />Aile içi konuşmalar bile ekonomik kaygı eksenine oturdu.</p><hr data-start="2435" data-end="2438" /><h3 data-start="2440" data-end="2479">4. Kadın Dayanışmasının Yükselişi</h3><p data-start="2480" data-end="2599">Kadınların görünürlüğü ve dayanışması büyüdü.<br data-start="2525" data-end="2528" />Şiddete karşı birlik çağrıları toplumsal hafızada güçlü bir yer edindi.</p><hr data-start="2601" data-end="2604" /><h3 data-start="2606" data-end="2651">5. Göç ve Şehir Sosyolojisinin Değişimi</h3><p data-start="2652" data-end="2751">Mahalle kültürleri dönüşmeye başladı.<br data-start="2689" data-end="2692" />Şehirde hem kalabalık hem yalnız bir yaşam biçimi yerleşti.</p><hr data-start="2753" data-end="2756" /><h3 data-start="2758" data-end="2785">6. Sessiz İçe Kapanış</h3><p data-start="2786" data-end="2945">Sosyal geri çekilme oranları yükseldi.<br data-start="2824" data-end="2827" />Sohbetler azaldı, yazışmalar bile kısaldı.<br data-start="2869" data-end="2872" />İnsan, kendini ifade etmenin yollarını kısaltarak bir savunma geliştirdi.</p><hr data-start="2947" data-end="2950" /><h3 data-start="2952" data-end="2994">7. Kültürel Üretimde Yeni Yönelimler</h3><p data-start="2995" data-end="3091">Küçük üreticiler daha fazla ses getirdi.<br data-start="3035" data-end="3038" />Toplum yeni hikâyeyi küçük yerlerden duymaya başladı.</p><hr data-start="3093" data-end="3096" /><h2 data-start="3098" data-end="3120">Aralık’ın Fısıltısı</h2><p data-start="3122" data-end="3197">Tüm bu karmaşanın içinde Aralık hâlâ sakin.<br data-start="3165" data-end="3168" />Sanki bize şunu hatırlatıyor:</p><blockquote data-start="3199" data-end="3298"><p data-start="3201" data-end="3298"><strong data-start="3201" data-end="3298">“Bu yıl ne olursa olsun, sen yine kendine dön.<br data-start="3249" data-end="3252" />Sandığı aç, bak, anla, bırak ve devam et.”</strong></p></blockquote><p data-start="3300" data-end="3413">Bu yüzden Aralık yalnızca yorgun bir ay değil;<br data-start="3346" data-end="3349" />Aynı zamanda <strong data-start="3362" data-end="3413">hesaplaşmanın, demlenmenin ve yavaşlamanın ayı.</strong></p><hr data-start="3415" data-end="3418" /><h2 data-start="3420" data-end="3454">Bu Yılın Notu: Hâlâ Buradayız</h2><p data-start="3455" data-end="3512">Ve bu yılın Z raporunda en çok şunu not düşmek gerekiyor:</p><ul data-start="3514" data-end="3628"><li data-start="3514" data-end="3533"><p data-start="3516" data-end="3533">Hâlâ buradayız.</p></li><li data-start="3534" data-end="3573"><p data-start="3536" data-end="3573">Hâlâ umut edebilme kapasitemiz var.</p></li><li data-start="3574" data-end="3628"><p data-start="3576" data-end="3628">Ve her Aralık, kendine dönebilene bir kapı aralıyor.</p></li></ul><hr data-start="3630" data-end="3633" /><h3 data-start="3635" data-end="3655">Yeni Yıla Dair</h3><p data-start="3656" data-end="3784">Hepinize;<br data-start="3665" data-end="3668" />heyecanınızın ve umudunuzun taze kaldığı,<br data-start="3709" data-end="3712" />gelen günlerinizin geçen günlerinizden daha iyi olacağı bir yıl dilerim.</p><p data-start="3786" data-end="3803"><strong data-start="3786" data-end="3803">Sevgilerimle…</strong></p><p><br /><em>Sonbahar, yalnızca bir mevsim değildir; kalbin içinde esen rüzgârın adıdır.</em></p><p><em>Biraz eksilmek, biraz yavaşlamak, biraz da kendine dönmektir.</em></p><p><em>Tıpkı aşk gibi — bir zamanlar coşkulu bir ilkbaharken, şimdi içinde düşünce taşıyan bir sonbahara dönüşür.</em></p><p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-8605 size-full" src="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/11/55.jpg" alt="" width="800" height="500" srcset="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/11/55.jpg 800w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/11/55-300x188.jpg 300w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/11/55-768x480.jpg 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></p><p>Aşk, yüzyıllardır insanın hem en büyük tesellisi hem de en derin yarası olmuştur. Fakat bu çağda, aşkın biçimi de dili de değişiyor. Bauman’ın “akışkan modernite” dediği dönemde, ilişkiler de akışkanlaştı. Kurulan bağlar kök salmadan çözülüyor, “birlikte”lik duygusu geçiciliğin gölgesinde soluyor. Aşk artık bir sığınak değil, bir deneyim alanı gibi yaşanıyor; başlanıyor, yaşanıyor, bitiyor — bazen bir “çıkış bildirimi” kadar kolaylıkla.</p><p>Oysa eskiden, aşk bir emekti. Mektuplar yazılırdı, beklenirdi, özlemler sabırla taşınırdı. Şimdi hızın içinde kaybolduk. “Seni seviyorum” demek, bir bildirim sesi kadar kısa, bir anlık etkileşim kadar yüzeysel hale geldi. Fromm’un dediği gibi, “Aşk bir duygudan çok bir eylemdir.” Bizse artık eylemi değil, etkilenmeyi seviyoruz.</p><p>Toplumsal ilişkilerde de aynı hız hâkim. İnsanlar birbirine yakın ama aslında çok uzakta. Dostluklar, aile bağları, hatta dayanışma duygusu bile görünür olma isteğiyle biçimleniyor. Sosyal medya, duyguların vitrinine dönüştü. Simmel’in yüzyıl önce söylediği “modern hayatın trajedisi” bugün daha görünür: çok şey biliyor, az şey hissediyoruz.</p><p>Kierkegaard, “Aşk, benliğini kaybetmeden bir başkasında yeniden bulmaktır” der. Oysa biz, kaybolmaktan korktuğumuz için sevmeye çekiniyoruz. Modern insanın aşkı; temkinli, hesaplı ve çoğu zaman yalnız. Sevilmek istiyor ama değişmek istemiyor. Oysa aşk, bir dönüşümdür; kendinden biraz eksilmeden kimse bir başkasına yer açamaz.</p><p>Peki, bu çağda derin bir sevgi hâlâ mümkün mü? Belki evet. Ama artık o derinlik, kalabalıklarda değil, sessizlikte saklı. Bir bakışta değil, bir anlayışta gizli. Sevgi, yeniden tanımlanmayı değil, yeniden hissedilmeyi bekliyor. Çünkü aşk, büyük sözlerde değil; küçük sabırlarda, dinlemelerde, susmalarda yaşar.</p><p>Toplum aşkı bir tüketim nesnesine dönüştürmüş olabilir ama bu, onu tamamen kaybettiğimiz anlamına gelmez. Belki de bu hız çağında en büyük direniş, yavaş sevmektir. Yavaşlık, derinliğin kardeşidir. Birini gerçekten tanımaya zaman ayırmak, modern dünyanın en sade ama en devrimci eylemidir.</p><p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-8606 size-full" src="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/11/57.jpg" alt="" width="800" height="500" srcset="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/11/57.jpg 800w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/11/57-300x188.jpg 300w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/11/57-768x480.jpg 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></p><p>Ve şimdi yine güz geldi, Ömür Hanım. Rüzgârın sesi pencerede, caddelerde dökülen yapraklar, havadaki ince hüzün… Kimimiz bir kaybın ardından susuyor, kimimiz hâlâ bir ses bekliyor. Fakat içimizde aynı soru dolaşıyor: Aşk mı değişti, yoksa biz mi artık eskisi kadar derinden hissedemiyoruz?</p><p>Belki cevap doğada saklıdır. Her sonbaharda yapraklar dökülür ama ağaç köklerini bırakmaz. Aşk da öyledir: biçim değiştirir ama özünü korur. Değişen yalnızca zamanın ritmidir, sevmenin anlamı değil. Çünkü insan, ne kadar modernleşirse modernleşsin, kalbin dili hep aynı kalır — biraz sessiz, biraz kırılgan ama her daim umutlu.<br />Ve şairin dediği gibi:</p><p>“Bir kalbiniz vardı,unutmayınız”</p>								</div>
				</div>
					</div>
				</div>
		<div class="elementor-element elementor-element-7f14754e e-con-full e-flex e-con e-parent" data-id="7f14754e" data-element_type="container" data-e-type="container">
				<div class="elementor-element elementor-element-603860fe elementor-icon-list--layout-inline elementor-list-item-link-inline elementor-widget elementor-widget-icon-list" data-id="603860fe" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="icon-list.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<ul class="elementor-icon-list-items elementor-inline-items">
							<li class="elementor-icon-list-item elementor-inline-item">
											<span class="elementor-icon-list-icon">
							<svg aria-hidden="true" class="e-font-icon-svg e-fab-instagram" viewBox="0 0 448 512" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg"><path d="M224.1 141c-63.6 0-114.9 51.3-114.9 114.9s51.3 114.9 114.9 114.9S339 319.5 339 255.9 287.7 141 224.1 141zm0 189.6c-41.1 0-74.7-33.5-74.7-74.7s33.5-74.7 74.7-74.7 74.7 33.5 74.7 74.7-33.6 74.7-74.7 74.7zm146.4-194.3c0 14.9-12 26.8-26.8 26.8-14.9 0-26.8-12-26.8-26.8s12-26.8 26.8-26.8 26.8 12 26.8 26.8zm76.1 27.2c-1.7-35.9-9.9-67.7-36.2-93.9-26.2-26.2-58-34.4-93.9-36.2-37-2.1-147.9-2.1-184.9 0-35.8 1.7-67.6 9.9-93.9 36.1s-34.4 58-36.2 93.9c-2.1 37-2.1 147.9 0 184.9 1.7 35.9 9.9 67.7 36.2 93.9s58 34.4 93.9 36.2c37 2.1 147.9 2.1 184.9 0 35.9-1.7 67.7-9.9 93.9-36.2 26.2-26.2 34.4-58 36.2-93.9 2.1-37 2.1-147.8 0-184.8zM398.8 388c-7.8 19.6-22.9 34.7-42.6 42.6-29.5 11.7-99.5 9-132.1 9s-102.7 2.6-132.1-9c-19.6-7.8-34.7-22.9-42.6-42.6-11.7-29.5-9-99.5-9-132.1s-2.6-102.7 9-132.1c7.8-19.6 22.9-34.7 42.6-42.6 29.5-11.7 99.5-9 132.1-9s102.7-2.6 132.1 9c19.6 7.8 34.7 22.9 42.6 42.6 11.7 29.5 9 99.5 9 132.1s2.7 102.7-9 132.1z"></path></svg>						</span>
										<span class="elementor-icon-list-text">sahsenem.parlak</span>
									</li>
						</ul>
						</div>
				</div>
				</div>
				</div>
		<p><a href="https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-z-raporu/">Eğitimci &#038; Yazar &#8211; Şahsenem PARLAK &#8211;  &#8220;Z Raporu&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://ailemkocaeli.com">Ailem Kocaeli Aylık Dergi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-z-raporu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eğitimci &#038; Yazar &#8211; Şahsenem PARLAK &#8211;  &#8220;MEVSİMLER DEĞİŞSE DE AŞKIN TANIMI HEP AYNIDIR&#8230;&#8221;</title>
		<link>https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-mevsimler-degisse-de-askin-tanimi-hep-aynidir/</link>
					<comments>https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-mevsimler-degisse-de-askin-tanimi-hep-aynidir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[AİLEM]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Nov 2025 17:37:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Şahsenem PARLAK]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ailemkocaeli.com/?p=8603</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sonbahar, yalnızca bir mevsim değildir; kalbin içinde esen rüzgârın adıdır. Biraz eksilmek, biraz yavaşlamak, biraz da kendine dönmektir. Tıpkı aşk gibi — bir zamanlar coşkulu bir ilkbaharken, şimdi içinde düşünce taşıyan bir sonbahara dönüşür. Aşk, yüzyıllardır insanın hem en büyük tesellisi hem de en derin yarası olmuştur. Fakat bu çağda, aşkın biçimi de dili de [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-mevsimler-degisse-de-askin-tanimi-hep-aynidir/">Eğitimci &#038; Yazar &#8211; Şahsenem PARLAK &#8211;  &#8220;MEVSİMLER DEĞİŞSE DE AŞKIN TANIMI HEP AYNIDIR&#8230;&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://ailemkocaeli.com">Ailem Kocaeli Aylık Dergi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="8603" class="elementor elementor-8603" data-elementor-post-type="post">
				<div class="elementor-element elementor-element-5df31bd e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="5df31bd" data-element_type="container" data-e-type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-cab7f27 elementor-drop-cap-yes elementor-drop-cap-view-default elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="cab7f27" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-settings="{&quot;drop_cap&quot;:&quot;yes&quot;}" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p><br /><em>Sonbahar, yalnızca bir mevsim değildir; kalbin içinde esen rüzgârın adıdır.</em></p><p><em>Biraz eksilmek, biraz yavaşlamak, biraz da kendine dönmektir.</em></p><p><em>Tıpkı aşk gibi — bir zamanlar coşkulu bir ilkbaharken, şimdi içinde düşünce taşıyan bir sonbahara dönüşür.</em></p><p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-8605 size-full" src="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/11/55.jpg" alt="" width="800" height="500" srcset="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/11/55.jpg 800w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/11/55-300x188.jpg 300w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/11/55-768x480.jpg 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></p><p>Aşk, yüzyıllardır insanın hem en büyük tesellisi hem de en derin yarası olmuştur. Fakat bu çağda, aşkın biçimi de dili de değişiyor. Bauman’ın “akışkan modernite” dediği dönemde, ilişkiler de akışkanlaştı. Kurulan bağlar kök salmadan çözülüyor, “birlikte”lik duygusu geçiciliğin gölgesinde soluyor. Aşk artık bir sığınak değil, bir deneyim alanı gibi yaşanıyor; başlanıyor, yaşanıyor, bitiyor — bazen bir “çıkış bildirimi” kadar kolaylıkla.</p><p>Oysa eskiden, aşk bir emekti. Mektuplar yazılırdı, beklenirdi, özlemler sabırla taşınırdı. Şimdi hızın içinde kaybolduk. “Seni seviyorum” demek, bir bildirim sesi kadar kısa, bir anlık etkileşim kadar yüzeysel hale geldi. Fromm’un dediği gibi, “Aşk bir duygudan çok bir eylemdir.” Bizse artık eylemi değil, etkilenmeyi seviyoruz.</p><p>Toplumsal ilişkilerde de aynı hız hâkim. İnsanlar birbirine yakın ama aslında çok uzakta. Dostluklar, aile bağları, hatta dayanışma duygusu bile görünür olma isteğiyle biçimleniyor. Sosyal medya, duyguların vitrinine dönüştü. Simmel’in yüzyıl önce söylediği “modern hayatın trajedisi” bugün daha görünür: çok şey biliyor, az şey hissediyoruz.</p><p>Kierkegaard, “Aşk, benliğini kaybetmeden bir başkasında yeniden bulmaktır” der. Oysa biz, kaybolmaktan korktuğumuz için sevmeye çekiniyoruz. Modern insanın aşkı; temkinli, hesaplı ve çoğu zaman yalnız. Sevilmek istiyor ama değişmek istemiyor. Oysa aşk, bir dönüşümdür; kendinden biraz eksilmeden kimse bir başkasına yer açamaz.</p><p>Peki, bu çağda derin bir sevgi hâlâ mümkün mü? Belki evet. Ama artık o derinlik, kalabalıklarda değil, sessizlikte saklı. Bir bakışta değil, bir anlayışta gizli. Sevgi, yeniden tanımlanmayı değil, yeniden hissedilmeyi bekliyor. Çünkü aşk, büyük sözlerde değil; küçük sabırlarda, dinlemelerde, susmalarda yaşar.</p><p>Toplum aşkı bir tüketim nesnesine dönüştürmüş olabilir ama bu, onu tamamen kaybettiğimiz anlamına gelmez. Belki de bu hız çağında en büyük direniş, yavaş sevmektir. Yavaşlık, derinliğin kardeşidir. Birini gerçekten tanımaya zaman ayırmak, modern dünyanın en sade ama en devrimci eylemidir.</p><p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-8606 size-full" src="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/11/57.jpg" alt="" width="800" height="500" srcset="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/11/57.jpg 800w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/11/57-300x188.jpg 300w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/11/57-768x480.jpg 768w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></p><p>Ve şimdi yine güz geldi, Ömür Hanım. Rüzgârın sesi pencerede, caddelerde dökülen yapraklar, havadaki ince hüzün… Kimimiz bir kaybın ardından susuyor, kimimiz hâlâ bir ses bekliyor. Fakat içimizde aynı soru dolaşıyor: Aşk mı değişti, yoksa biz mi artık eskisi kadar derinden hissedemiyoruz?</p><p>Belki cevap doğada saklıdır. Her sonbaharda yapraklar dökülür ama ağaç köklerini bırakmaz. Aşk da öyledir: biçim değiştirir ama özünü korur. Değişen yalnızca zamanın ritmidir, sevmenin anlamı değil. Çünkü insan, ne kadar modernleşirse modernleşsin, kalbin dili hep aynı kalır — biraz sessiz, biraz kırılgan ama her daim umutlu.<br />Ve şairin dediği gibi:</p><p>“Bir kalbiniz vardı,unutmayınız”</p>								</div>
				</div>
					</div>
				</div>
		<div class="elementor-element elementor-element-7f14754e e-con-full e-flex e-con e-parent" data-id="7f14754e" data-element_type="container" data-e-type="container">
				<div class="elementor-element elementor-element-603860fe elementor-icon-list--layout-inline elementor-list-item-link-inline elementor-widget elementor-widget-icon-list" data-id="603860fe" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="icon-list.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<ul class="elementor-icon-list-items elementor-inline-items">
							<li class="elementor-icon-list-item elementor-inline-item">
											<span class="elementor-icon-list-icon">
							<svg aria-hidden="true" class="e-font-icon-svg e-fab-instagram" viewBox="0 0 448 512" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg"><path d="M224.1 141c-63.6 0-114.9 51.3-114.9 114.9s51.3 114.9 114.9 114.9S339 319.5 339 255.9 287.7 141 224.1 141zm0 189.6c-41.1 0-74.7-33.5-74.7-74.7s33.5-74.7 74.7-74.7 74.7 33.5 74.7 74.7-33.6 74.7-74.7 74.7zm146.4-194.3c0 14.9-12 26.8-26.8 26.8-14.9 0-26.8-12-26.8-26.8s12-26.8 26.8-26.8 26.8 12 26.8 26.8zm76.1 27.2c-1.7-35.9-9.9-67.7-36.2-93.9-26.2-26.2-58-34.4-93.9-36.2-37-2.1-147.9-2.1-184.9 0-35.8 1.7-67.6 9.9-93.9 36.1s-34.4 58-36.2 93.9c-2.1 37-2.1 147.9 0 184.9 1.7 35.9 9.9 67.7 36.2 93.9s58 34.4 93.9 36.2c37 2.1 147.9 2.1 184.9 0 35.9-1.7 67.7-9.9 93.9-36.2 26.2-26.2 34.4-58 36.2-93.9 2.1-37 2.1-147.8 0-184.8zM398.8 388c-7.8 19.6-22.9 34.7-42.6 42.6-29.5 11.7-99.5 9-132.1 9s-102.7 2.6-132.1-9c-19.6-7.8-34.7-22.9-42.6-42.6-11.7-29.5-9-99.5-9-132.1s-2.6-102.7 9-132.1c7.8-19.6 22.9-34.7 42.6-42.6 29.5-11.7 99.5-9 132.1-9s102.7-2.6 132.1 9c19.6 7.8 34.7 22.9 42.6 42.6 11.7 29.5 9 99.5 9 132.1s2.7 102.7-9 132.1z"></path></svg>						</span>
										<span class="elementor-icon-list-text">sahsenem.parlak</span>
									</li>
						</ul>
						</div>
				</div>
				</div>
				</div>
		<p><a href="https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-mevsimler-degisse-de-askin-tanimi-hep-aynidir/">Eğitimci &#038; Yazar &#8211; Şahsenem PARLAK &#8211;  &#8220;MEVSİMLER DEĞİŞSE DE AŞKIN TANIMI HEP AYNIDIR&#8230;&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://ailemkocaeli.com">Ailem Kocaeli Aylık Dergi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-mevsimler-degisse-de-askin-tanimi-hep-aynidir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eğitimci &#038; Yazar &#8211; Şahsenem PARLAK &#8211;  &#8220;Özümüze Dönmek: Bezelye Ayıklamaktan, Tuşlara Basma ve Mental Matematikten Hayata Hazırlanmaya&#8221;</title>
		<link>https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-ozumuze-donmek-bezelye-ayiklamaktan-tuslara-basma-ve-mental-matematikten-hayata-hazirlanmaya/</link>
					<comments>https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-ozumuze-donmek-bezelye-ayiklamaktan-tuslara-basma-ve-mental-matematikten-hayata-hazirlanmaya/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[AİLEM]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Oct 2025 06:27:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Şahsenem PARLAK]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ailemkocaeli.com/?p=8377</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özümüze Dönmek: Bezelye Ayıklamaktan, Tuşlara Basma ve Mental Matematikten Hayata Hazırlanmaya Son yıllarda kafamı bir konuya takıp duruyorum; enine boyuna yazmadan rahat edemeyeceğimi ve hatta kalemi ve kağıdı elime alana kadar yalnızca bu konuyla zihnimi meşgul edeceğimi beni tanıyanlar bilir. Sadece bu da değil, çevremdeki kreş ve anaokullarının eğitim stratejilerini de bir parça araştırdım. Çocuğunu [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-ozumuze-donmek-bezelye-ayiklamaktan-tuslara-basma-ve-mental-matematikten-hayata-hazirlanmaya/">Eğitimci &#038; Yazar &#8211; Şahsenem PARLAK &#8211;  &#8220;Özümüze Dönmek: Bezelye Ayıklamaktan, Tuşlara Basma ve Mental Matematikten Hayata Hazırlanmaya&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://ailemkocaeli.com">Ailem Kocaeli Aylık Dergi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="8377" class="elementor elementor-8377" data-elementor-post-type="post">
				<div class="elementor-element elementor-element-5df31bd e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="5df31bd" data-element_type="container" data-e-type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-cab7f27 elementor-drop-cap-yes elementor-drop-cap-view-default elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="cab7f27" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-settings="{&quot;drop_cap&quot;:&quot;yes&quot;}" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Özümüze Dönmek: Bezelye Ayıklamaktan, Tuşlara Basma ve Mental Matematikten Hayata Hazırlanmaya</p><p>Son yıllarda kafamı bir konuya takıp duruyorum; enine boyuna yazmadan rahat edemeyeceğimi ve hatta kalemi ve kağıdı elime alana kadar yalnızca bu konuyla zihnimi meşgul edeceğimi beni tanıyanlar bilir. Sadece bu da değil, çevremdeki kreş ve anaokullarının eğitim stratejilerini de bir parça araştırdım. Çocuğunu buralara gönderen velilerin fikirlerini aldım. Derken konunun bir ucundan tutayım bakalım, başarabilecek miyim dedim&#8230;</p><p>Kafamda dönen soruların ikisini siz de üzerinde düşünün diye buraya yazayım: Modern kreşler mı yoksa eski usul yaşam mı  istediğimiz bir anne-baba olarak?</p><p>Son yıllarda kreş tabelalarında en çok gördüğümüz şey havalı sistem adları: Montessori,  Waldorf, Reggio Emilia, Vygotsky…</p><p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-8385 size-full" src="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/10/38.jpg" alt="" width="1000" height="700" srcset="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/10/38.jpg 1000w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/10/38-300x210.jpg 300w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/10/38-768x538.jpg 768w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></p><p> Kulağa ne kadar çağdaş geliyor değil mi? Ebeveynlerin içini rahatlatıyor:</p><p>“Oh be!</p><p>Verdiğimiz yüksek paralara yazık olmuyor,” diyoruz. Çocukların günleri satranç, drama, akıl oyunları, mental matematik, erken İngilizce dersleriyle doluyor.</p><p>Minicik yavrular o dersten öbür derse, habire  oluşturulmuş yapay ve bolca materyalli etkinliklere koşturuluyor ve bizzat deneyimledim, onlar yalnızca oyun odasında oynamak istiyorlar.</p><p>Sonra, zaten kreş sonrası anaokulu döneminde okuma-yazma harf ve matematik  öğretimi devreye giriyor. Sonrası işte malumunuz, orta okul ve LGS, durmadan test çözdürmeler vee çocuk çorabını eşleştiremiyor. Masasını kuramıyor. En basit bir sorunla karşılaştığında çözüm üretemiyor. Temel yaşam becerileri, bu allanıp boyanmış parıltılı sistemlerin gölgesinde kayboluyor.</p><p>Yoo, bu sistemleri kötülüyormuşum gibi algılanmasın. Kuşkusuz bunlar da doğal olanın peşinde. Ama farklı isimlerle lanse edildiği zaman ve yüksek ücretler ödendiğinde, harikulade yeni bir sistemmiş gibi geliyor. Ki hakikaten buralara  çok yüksek ücretler ödeniyor.</p><p>Mesela Montessori: Maria Montessori’nin geliştirdiği yöntem, çocuğun bireysel ilgilerine ve öğrenme hızına saygı duyar. Özel materyallerle çocuk kendi öğrenme yolunu seçer; öğretmen rehberlik eder. Amaç, bağımsızlık, sorumluluk ve problem çözme becerisi kazandırmaktır.</p><p>Waldorf: Rudolf Steiner’in geliştirdiği sistem, çocuğun zihinsel, duygusal ve bedensel gelişimini bütüncül ele alır. Sanat, müzik, doğa ve el becerileri eğitimin merkezindedir; hayal gücü ve yaratıcılığa önem verir.</p><p>Reggio Emilia: İtalya’nın Reggio Emilia kentinden çıkan bu sistem, çocukları güçlü, merak eden bireyler olarak görür. Merak ettikleri konular üzerinden proje çalışmaları yapılır; öğretmen de çocuklarla birlikte öğrenir.</p><p>Vygotsky yaklaşımı (bazen “Vigo” olarak kısaltılıyor): Sosyal etkileşimle öğrenmeyi merkez alır. Çocuk, akranları ve yetişkinlerle etkileşim yoluyla öğrenir; kendi başına yapamayacağı ama yardımla başarabileceği görevlerle gelişir.</p><p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-8386 size-full" src="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/10/39.jpg" alt="" width="1000" height="700" srcset="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/10/39.jpg 1000w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/10/39-300x210.jpg 300w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/10/39-768x538.jpg 768w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></p><p>Oysa anneannemizin, babaannemizin yanında büyüyen çocuk bambaşka bir okuldan geçiyor. Bezelye ayıklıyor, fasulye kırıyor, çamaşır katlıyor, hayvana mama ve su veriyor, çiçeğe su veriyor, turşu kurmaya yardım ediyor, pazara gidiyor, eve gelen misafirlerle iletişim kuruyor. Yani hayatla bağ kuruyor. Sadece beceri değil, aynı zamanda sorumluluk, sabır ve paylaşma duygusu kazanıyor.</p><p>Bir dönem, yabancı eğitim modelleri ithal etmek çağdaşlık göstergesiydi. Şimdi fark ediyoruz ki, zaten bize ait olan, kültürümüzde var olan yöntemler, ritüeller ve alışkanlıklar önümüze yeni bir keşifmiş gibi sunuluyor. Ve bunun için velilerden çok yüksek paralar talep ediliyor.</p><p>İki yıl önce bir anaokuluna, çocuklar için felsefe yapma talebiyle görüşmeye gittiğimde, okul sahibi ve aynı zamanda müdiresi programda  bu p4c yani çocuk felsefesinin benimsedikleri yeni eğitim programında olmadığını söyledi. Oysa o gün kendisine anlatmaya çalıştığım şey çocukların yaş düzeyine uygun olarak hikayelerle muhakeme etmeyi, eleştirel düşünmeyi, hoşgörüyle dinlemeyi, farklılıklara saygı göstermeyi ve akıl yürütmeyi işbirlikçi ve paylaşımcı bir tavırla çocuklara öğretmeye çalışacağımı ama kendi öğrenme sözüm ona havalı yeni sistemle ilgili o kadar heyecanlıydı ki beni duymadı bile, ne yazık ki!</p><p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-8387 size-full" src="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/10/40.jpg" alt="" width="1000" height="700" srcset="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/10/40.jpg 1000w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/10/40-300x210.jpg 300w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/10/40-768x538.jpg 768w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></p><p>Neyse dur bakimm  nedir bu sistem diye bi araştırdım; adı “Woldorf” yani en basit haliyle, başta anlattığım gibi: barbunya  ayıklama, çamaşır katlama, çorabının eşini bulma, dikiş dikme, aşure yapma, turşu kurma…</p><p> Heyecan neden peki ?</p><p>Adı Waldorf oldu diye mi?</p><p>Bu yaz kuzenim anlattı: “Abla, bizim kızı bir kreşe verdik, sorma. Harika bir sistem. O ders, bu ders, o etkinlik, bu etkinlik, okuma yazma, akıl oyunları, kodlama yok. Tamamen annemin yanında ne yaptıysa onu öğretecekler. Üstelik hayvanlarla iç içe, bitkilerle haşır neşir olacak. Her tür hava koşusunda dışarı da çıkıp yağmur çamur oyun oynayacaklar ve  bunun için göz boyayan materyaller de olmayacak. Her şeyin en doğalı yani bizim çocukluğumuz gibi “dedi.</p><p>“Peki adı nedir?” dedim?</p><p> “Waldorf,” dedi</p><p>Sonuç :</p><p>Belki de mesele hangi yabancı sistemin daha iyi olduğu değil. Mesele, çocuğa yaşamın kendisini en doğal, en basit, pratikte en işe yarar biçimde öğretmek. Ve böylelikle onun yaşamla mücadele yeteneğini geliştirmek, sağlıklı iletişim becerileri kazandırmak, kendi başına ayakta durabilmesini sağlamak.</p><p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-8388 size-full" src="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/10/42.jpg" alt="" width="1000" height="700" srcset="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/10/42.jpg 1000w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/10/42-300x210.jpg 300w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/10/42-768x538.jpg 768w" sizes="(max-width: 1000px) 100vw, 1000px" /></p><p>Özümüze dönmek velhasıl;</p><p>Anneannemizin, dedemizin, babaannemizin kendi ailemizin yanında nasıl yetiştiysek öyle yetişmek.</p><p>Mahalle ve sokakta yetiştiğimiz zamanlar gibi her şeyin travma olarak adlandırılmadığı, sokakların veya başkalarının bizim için güvensiz olmadığı zamanlar  gibi. Anne babaların durmadan psikologların kitapların dedigi gibi”proje çocuk” yetiştirmediği ebeveyn olarak eksiklik duygusu hissetmedikleri ya da mükemmel anne baba sendromuna takılmadığı zamanlar gibi&#8230;</p><p>Çünkü geleceğin en sağlam bireyleri bence tuşlara en hızlı basabilen, internete en çabuk bağlanabilen değil; kendi başının çaresine bakabilen, ayakkabısını bağlayabilen, sorunla karşılaştığında çözüm üretebilen, yoğurt ve hamur mayalayabilen, yemek yapabilen, karnını doyurabilen; sağlıklı ve saygılı iletişim becerilerini geliştirmiş, sorumluluk alabilen çocuklar olacak.</p><p>Az etkinlik, az oyuncak, bolca hayat, bazen imkansızlıklar içinden kendilerinin keşfedeceği alanlar açarak, bazen canının sıkılmasına müsaade  ederek, bizi gözlemleme imkanı da sunarak bolca yaşamın kendisi deneyimlemesine fırsat vererek çocukluklarını yaşamalarını sağlamalıyız.Biz bir dönem anne babalar ne yazık ki buralarda çok bocaladık oysa basitlik,doğallık her şeyi azı ya da kararı “normal” bir çocuk yetiştirmek adına kâfiymiş zira artık “çocuk erkil” aile modelinde ebeveynler olarak mevcut durumla başedemez haldeyiz&#8230;</p><p>Neyse lafı epey uzattım ama ben biraz olsun farkettim sizlerle de paylaşmak,istedim</p><p>Sevgilerimle&#8230;</p>								</div>
				</div>
					</div>
				</div>
		<div class="elementor-element elementor-element-7f14754e e-con-full e-flex e-con e-parent" data-id="7f14754e" data-element_type="container" data-e-type="container">
				<div class="elementor-element elementor-element-603860fe elementor-icon-list--layout-inline elementor-list-item-link-inline elementor-widget elementor-widget-icon-list" data-id="603860fe" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="icon-list.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<ul class="elementor-icon-list-items elementor-inline-items">
							<li class="elementor-icon-list-item elementor-inline-item">
											<span class="elementor-icon-list-icon">
							<svg aria-hidden="true" class="e-font-icon-svg e-fab-instagram" viewBox="0 0 448 512" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg"><path d="M224.1 141c-63.6 0-114.9 51.3-114.9 114.9s51.3 114.9 114.9 114.9S339 319.5 339 255.9 287.7 141 224.1 141zm0 189.6c-41.1 0-74.7-33.5-74.7-74.7s33.5-74.7 74.7-74.7 74.7 33.5 74.7 74.7-33.6 74.7-74.7 74.7zm146.4-194.3c0 14.9-12 26.8-26.8 26.8-14.9 0-26.8-12-26.8-26.8s12-26.8 26.8-26.8 26.8 12 26.8 26.8zm76.1 27.2c-1.7-35.9-9.9-67.7-36.2-93.9-26.2-26.2-58-34.4-93.9-36.2-37-2.1-147.9-2.1-184.9 0-35.8 1.7-67.6 9.9-93.9 36.1s-34.4 58-36.2 93.9c-2.1 37-2.1 147.9 0 184.9 1.7 35.9 9.9 67.7 36.2 93.9s58 34.4 93.9 36.2c37 2.1 147.9 2.1 184.9 0 35.9-1.7 67.7-9.9 93.9-36.2 26.2-26.2 34.4-58 36.2-93.9 2.1-37 2.1-147.8 0-184.8zM398.8 388c-7.8 19.6-22.9 34.7-42.6 42.6-29.5 11.7-99.5 9-132.1 9s-102.7 2.6-132.1-9c-19.6-7.8-34.7-22.9-42.6-42.6-11.7-29.5-9-99.5-9-132.1s-2.6-102.7 9-132.1c7.8-19.6 22.9-34.7 42.6-42.6 29.5-11.7 99.5-9 132.1-9s102.7-2.6 132.1 9c19.6 7.8 34.7 22.9 42.6 42.6 11.7 29.5 9 99.5 9 132.1s2.7 102.7-9 132.1z"></path></svg>						</span>
										<span class="elementor-icon-list-text">sahsenem.parlak</span>
									</li>
						</ul>
						</div>
				</div>
				</div>
				</div>
		<p><a href="https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-ozumuze-donmek-bezelye-ayiklamaktan-tuslara-basma-ve-mental-matematikten-hayata-hazirlanmaya/">Eğitimci &#038; Yazar &#8211; Şahsenem PARLAK &#8211;  &#8220;Özümüze Dönmek: Bezelye Ayıklamaktan, Tuşlara Basma ve Mental Matematikten Hayata Hazırlanmaya&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://ailemkocaeli.com">Ailem Kocaeli Aylık Dergi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-ozumuze-donmek-bezelye-ayiklamaktan-tuslara-basma-ve-mental-matematikten-hayata-hazirlanmaya/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eğitimci &#038; Yazar &#8211; Şahsenem PARLAK &#8211;  &#8220;Kalplerle Buluşan Bir Hayal&#8221;</title>
		<link>https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-kalplerle-bulusan-bir-hayal/</link>
					<comments>https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-kalplerle-bulusan-bir-hayal/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[AİLEM]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Sep 2025 06:21:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Şahsenem PARLAK]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ailemkocaeli.com/?p=8172</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yazmak bir yol, okunmak varış noktası. İmza günü ise benzer kalplerin buluşması. Bu ayki imza günüm hayalimden bile öte bir deneyim oldu, memleketim Pazar’da. Kitaplarımı okuyucularımla buluşturmak sadece bir etkinlik değil, çocukluk hayalimdi aynı zamanda. Yazılarımı kendi köklerimde insanlarla buluşturabilmek, kültürel bir bağ kurmak demekti&#8230; 365 Eksi Bir’in öyküleri hayatın küçük anılarını, kayıplarını ve sürprizli [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-kalplerle-bulusan-bir-hayal/">Eğitimci &#038; Yazar &#8211; Şahsenem PARLAK &#8211;  &#8220;Kalplerle Buluşan Bir Hayal&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://ailemkocaeli.com">Ailem Kocaeli Aylık Dergi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="8172" class="elementor elementor-8172" data-elementor-post-type="post">
				<div class="elementor-element elementor-element-5df31bd e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="5df31bd" data-element_type="container" data-e-type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-cab7f27 elementor-drop-cap-yes elementor-drop-cap-view-default elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="cab7f27" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-settings="{&quot;drop_cap&quot;:&quot;yes&quot;}" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-8176 size-full" src="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/09/63.png" alt="" width="1080" height="600" srcset="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/09/63.png 1080w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/09/63-300x167.png 300w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/09/63-1024x569.png 1024w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/09/63-768x427.png 768w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/09/63-600x333.png 600w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-8177 size-full" src="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/09/65.png" alt="" width="1080" height="600" srcset="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/09/65.png 1080w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/09/65-300x167.png 300w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/09/65-1024x569.png 1024w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/09/65-768x427.png 768w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/09/65-600x333.png 600w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /></p><p><span style="font-weight: 400;">Yazmak bir yol, okunmak varış noktası. İmza günü ise benzer kalplerin buluşması. Bu ayki imza günüm hayalimden bile öte bir deneyim oldu, memleketim Pazar’da. Kitaplarımı okuyucularımla buluşturmak sadece bir etkinlik değil, çocukluk hayalimdi aynı zamanda. Yazılarımı kendi köklerimde insanlarla buluşturabilmek, kültürel bir bağ kurmak demekti&#8230;</span></p><p><span style="font-weight: 400;">365 Eksi Bir’in öyküleri hayatın küçük anılarını, kayıplarını ve sürprizli mutluluklarını anlatıyor. Kitap bir yolculuk gibi. Her sayfa ayrı bir pencere, her öykü ayrı bir dokunuş. Ve gördüm ki bu öyküler sadece sayfalarda değil, insanların kalplerinde de karşılık bulmuş. Misal, Pazar imza günümde hiç tanımadığım bir okuyucu bana sarılmak istedi.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Ama öyle sıradan bir “tanıştığımıza memnun oldum” gibi değildi. Sanki tüm yaralarını birkaç saniyede sarmamı ister gibiydi. Sanki dağılan ömrünü toparlamamı bekler gibi.</span><span style="font-weight: 400;"><br /></span><span style="font-weight: 400;">“Kitap okumayı sevmem ama kitabınızı okuyup ölene kadar saklayacağım” dedi. Kayboldu kalabalığın arasından, geçerek tüm yalnızlığıyla.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Kitaplar ve kelimeler sayesinde insanlarla kurulan bağların gücüne bir kez daha inandım. Her kitap aslında kalbe giden bir yolculuktu.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">İçimde çocukluğumdan beri yüksek sesli bir cümle vardı. Yazdıkça usullaştı ve zamanla satırların kıymetini bilen gönüllere ulaştı. 365 Eksi Bir insanlara ulaştıkça sanki ben yılların yükünü değil, umutlarımın hafifliğini taşımaya başladım.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">365 Eksi Bir bir anlatı kitabı; felsefeyi, sosyolojiyi ve psikolojiyi bir eğitimci kimliğiyle ama yalnızca rasyonel bir bakış açısıyla değil, sezgisel, kalp kapılarımı açıklayarak ve ne mutlu ki omzumu edebiyata yaslayarak, felsefenin kazandırdığı duruşla, biraz ironik ve septik bir bakış açısıyla, hafif de nükteden bir tarzda yazdığım bir kitap.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">365 Eksi Bir; bazen kalabalık bir günün ortasında içime çöken sessizlik, bazen de gece kimsenin duymadığı bir kelimenin içimde yankılanması.</span><span style="font-weight: 400;"><br /></span><span style="font-weight: 400;">İşte o sessizliklerden doğan bir kitap, ya da topluma karşı naif haykırışlarımdan&#8230;</span><span style="font-weight: 400;"><br /></span><span style="font-weight: 400;">Bir eksilmenin, bir iç çekişin, tamamlanmanın ve duraklayabilmeyi hatırlamanın kitabı.</span></p><p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-8174 size-full" src="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/09/67.png" alt="" width="1080" height="600" srcset="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/09/67.png 1080w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/09/67-300x167.png 300w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/09/67-1024x569.png 1024w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/09/67-768x427.png 768w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/09/67-600x333.png 600w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /></p><p><span style="font-weight: 400;">İnsanın yazdıklarının birilerine ulaşması çok kıymetli, ama yazdıklarının birilerinde bir yerlere dokunması asıl büyü&#8230;</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Dedim ya, içimde yıllardır susturamadığım bir melodi vardı. Ne bir şarkıydı ne de bir hikâye tam olarak. Bu melodinin ilk hikâyelerini Demetevler’de duydum. Ankara Demetevler, konudan dönüşen mahallede. Sokakta iç içe, balkondan konuşuyor; uzatılan kadar yakın olan bir hayatı sürdürmüş. 80’ler, 90’lardı. Mahallede sokaktan geçen sesler; kalaycı, patates-soğancı, eskici, kimi zaman dertli bir şarkıyı tutturan dilenci karı koca, salıncakçı amca, ayı oynatıcısı, pamuk şekercisi, niyetçi&#8230; Yürürken sokağımızda ben de geleceğe yazılar yazıyordum çocuk aklımla aslında.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Bir de çocuklar vardı, çocuklar ve çocukların sesleriyle cıvıldaşan kaldırımlar&#8230;</span><span style="font-weight: 400;"><br /></span><span style="font-weight: 400;">Demetevler’in betonla tuğlanın arasına sıkışan kuş sesleri, doğaya yer bırakmayan yüksek binaları&#8230; Ama yine de orada öğrendim hayatı ve kültürün bazen bir komşu kapısından, bazen eski bir radyodan, bazen soba üstünde kaynayan tencereden nasıl sızdığını evlere. İşte beni ben yapan ne varsa büyük kısmı orada birikti aslında.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Sonra başka şehirler, yollar, iklimler, hayatlar; her adım bir nota daha kattı içimdeki melodiye. Önce bir yığın cümleye, sonra paragrafa, sonra da paragrafların büyümesiyle bir kitaba evrildi:</span><span style="font-weight: 400;"><br /></span><span style="font-weight: 400;">365 Eksi Bir&#8230;</span></p><p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-8175 size-full" src="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/09/66.png" alt="" width="1080" height="600" srcset="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/09/66.png 1080w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/09/66-300x167.png 300w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/09/66-1024x569.png 1024w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/09/66-768x427.png 768w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/09/66-600x333.png 600w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /></p><p><span style="font-weight: 400;">Peki neden mi bu isim?</span><span style="font-weight: 400;"><br /></span><span style="font-weight: 400;">Çünkü her gün bir yılın içinden bir yaprak daha kopar. Her sabah eksilerek başlarız güne ama her eksilmede biraz daha çoğalırız. İnsan ne yaşarsa yaşasın bir parçası hep eksik kalır ve aklı hep yaşamadıklarında takılır, ama her yaşadığı, her deneyimlediği şeyden de biraz daha çoğalır.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Şimdi kitap sizlere emanet, sevgi ve tüm içtenliğiyle&#8230;</span></p>								</div>
				</div>
					</div>
				</div>
		<div class="elementor-element elementor-element-7f14754e e-con-full e-flex e-con e-parent" data-id="7f14754e" data-element_type="container" data-e-type="container">
				<div class="elementor-element elementor-element-603860fe elementor-icon-list--layout-inline elementor-list-item-link-inline elementor-widget elementor-widget-icon-list" data-id="603860fe" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="icon-list.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<ul class="elementor-icon-list-items elementor-inline-items">
							<li class="elementor-icon-list-item elementor-inline-item">
											<span class="elementor-icon-list-icon">
							<svg aria-hidden="true" class="e-font-icon-svg e-fab-instagram" viewBox="0 0 448 512" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg"><path d="M224.1 141c-63.6 0-114.9 51.3-114.9 114.9s51.3 114.9 114.9 114.9S339 319.5 339 255.9 287.7 141 224.1 141zm0 189.6c-41.1 0-74.7-33.5-74.7-74.7s33.5-74.7 74.7-74.7 74.7 33.5 74.7 74.7-33.6 74.7-74.7 74.7zm146.4-194.3c0 14.9-12 26.8-26.8 26.8-14.9 0-26.8-12-26.8-26.8s12-26.8 26.8-26.8 26.8 12 26.8 26.8zm76.1 27.2c-1.7-35.9-9.9-67.7-36.2-93.9-26.2-26.2-58-34.4-93.9-36.2-37-2.1-147.9-2.1-184.9 0-35.8 1.7-67.6 9.9-93.9 36.1s-34.4 58-36.2 93.9c-2.1 37-2.1 147.9 0 184.9 1.7 35.9 9.9 67.7 36.2 93.9s58 34.4 93.9 36.2c37 2.1 147.9 2.1 184.9 0 35.9-1.7 67.7-9.9 93.9-36.2 26.2-26.2 34.4-58 36.2-93.9 2.1-37 2.1-147.8 0-184.8zM398.8 388c-7.8 19.6-22.9 34.7-42.6 42.6-29.5 11.7-99.5 9-132.1 9s-102.7 2.6-132.1-9c-19.6-7.8-34.7-22.9-42.6-42.6-11.7-29.5-9-99.5-9-132.1s-2.6-102.7 9-132.1c7.8-19.6 22.9-34.7 42.6-42.6 29.5-11.7 99.5-9 132.1-9s102.7-2.6 132.1 9c19.6 7.8 34.7 22.9 42.6 42.6 11.7 29.5 9 99.5 9 132.1s2.7 102.7-9 132.1z"></path></svg>						</span>
										<span class="elementor-icon-list-text">sahsenem.parlak</span>
									</li>
						</ul>
						</div>
				</div>
				</div>
				</div>
		<p><a href="https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-kalplerle-bulusan-bir-hayal/">Eğitimci &#038; Yazar &#8211; Şahsenem PARLAK &#8211;  &#8220;Kalplerle Buluşan Bir Hayal&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://ailemkocaeli.com">Ailem Kocaeli Aylık Dergi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-kalplerle-bulusan-bir-hayal/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eğitimci &#038; Yazar &#8211; Şahsenem PARLAK &#8211;  &#8220;Kınadan Kaçarken  Düğüne Yakalanmak&#8221;</title>
		<link>https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-kinadan-kacarken-dugune-yakalanmak/</link>
					<comments>https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-kinadan-kacarken-dugune-yakalanmak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[AİLEM]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 Aug 2025 06:29:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Şahsenem PARLAK]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ailemkocaeli.com/?p=7879</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kınadan Kaçarken Düğüne Yakalanmak Geçenlerde bir kına gecesindeyim. Her şey son derece gösterişliydi; pembe tüller, gümüş tepsiler, dumanlar içinde dans eden nedimeler, konfeti yağmurları… Bir an kendimi bir düğün salonunda değil, bir sahne şovunda gibi hissettim. Göz kamaştıran detayların ardında, duygunun yerini görselliğin aldığı, samimiyetin yerini organizasyon planlarının doldurduğu bir atmosfer vardı. Sürekli değişen kostümler, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-kinadan-kacarken-dugune-yakalanmak/">Eğitimci &#038; Yazar &#8211; Şahsenem PARLAK &#8211;  &#8220;Kınadan Kaçarken  Düğüne Yakalanmak&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://ailemkocaeli.com">Ailem Kocaeli Aylık Dergi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="7879" class="elementor elementor-7879" data-elementor-post-type="post">
				<div class="elementor-element elementor-element-5df31bd e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="5df31bd" data-element_type="container" data-e-type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-cab7f27 elementor-drop-cap-yes elementor-drop-cap-view-default elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="cab7f27" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-settings="{&quot;drop_cap&quot;:&quot;yes&quot;}" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p><b>Kınadan Kaçarken Düğüne Yakalanmak</b></p><p><span style="font-weight: 400;">Geçenlerde bir kına gecesindeyim. Her şey son derece gösterişliydi; pembe tüller, gümüş tepsiler, dumanlar içinde dans eden nedimeler, konfeti yağmurları… Bir an kendimi bir düğün salonunda değil, bir sahne şovunda gibi hissettim. Göz kamaştıran detayların ardında, duygunun yerini görselliğin aldığı, samimiyetin yerini organizasyon planlarının doldurduğu bir atmosfer vardı. Sürekli değişen kostümler, Osmanlı’dan ödünç alınmış gibi bir tahta oturtulmuş gelin, etrafında aynı kıyafetli nedimeler… Neler neler!</span></p><p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-7881 size-full" src="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/08/90.jpg" alt="" width="1080" height="600" srcset="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/08/90.jpg 1080w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/08/90-300x167.jpg 300w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/08/90-1024x569.jpg 1024w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/08/90-768x427.jpg 768w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/08/90-600x333.jpg 600w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /></p><p><span style="font-weight: 400;">Eskiden kına geceleri, yakınların birbirine sarıldığı, gözyaşlarının karıştığı, kadın kadına sohbetlerin yapıldığı içten buluşmalardı. Şimdi ise her şey bir sahneye dönüşmüş. Gelin ağlamıyor, aksine çok eğleniyor ki zaten öyle de olsun — buna sözüm yok. Bu sahneyi deneyimleyene kadar “Acaba o kırmızı örtünün altında bir türlü ağlayamayan, ‘Ayy ağlamazsam ayıp olur mu?’ diyen var mıdır?” diye de düşünürdüm. Sonra anladım ki, onca insanın bir beklentisi var; “Aman iki damla gözyaşı akıtıvereyim, ne olacak” deyip ağlıyorsun&#8230;</span></p><p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-7882 size-full" src="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/08/89.jpg" alt="" width="1080" height="600" srcset="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/08/89.jpg 1080w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/08/89-300x167.jpg 300w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/08/89-1024x569.jpg 1024w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/08/89-768x427.jpg 768w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/08/89-600x333.jpg 600w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /></p><p><span style="font-weight: 400;">Sonra dikkat ettim, kimse halay çekmiyor, koreografi yapıyor. İçten gelen ne varsa törensel bir mizansene kurban gidiyor. Sürekli değişen kostümler, önceden planlanmış gösteriler, aktif bir sahne…</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Kınadan düğüne değil, düğünden daha görkemli kınalara geçişin ortasında kaldım. Gülmedim değil; çok da eğlendim. Ama aklımın bir köşesinde Baudrillard’ın “Gerçeğin yerine geçen imgeler” sözü yankılanıp durdu. Bu bir eğlence değil, bir gösteriydi. Ve biz de seyirci değil, figürandık sanki.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Belki de bu yüzden &#8220;Kınadan kaçamadım, düğüne yakalandım&#8221; olarak belirledim başlığı. Kına veya nişan, adeta düğün görkeminde…</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Neyse, dur daha kızı istemelere girecektim; acele edip kınadan başladım. Birkaç ay evvel bir arkadaşım, kızına nişan töreni yapacaklarını söyleyip olayın ayrıntılarını benimle paylaştı. Cahilliğime verin, gülmeyin lütfen ama ben o zamana kadar insanlar süsleri alıp evde kız isteme köşesi falan hazırladıklarını düşünüyordum. Ama nasıl oluyor da herkesin birbirine benzer bir düzenlemesi var ve gayet de profesyonel hazırlanıyorlar, diyordum. Meğer bir dış mekânda olup bitiyormuş her şey. Önce iki aile bu bölümde karşılıklı oturup kız isteme sahnesini gerçekleştiriyor, sonra yüzük takma bölümüne geçiliyormuş. Bir film stüdyosu gibi düşünebiliriz bunu. Haa, bunu geleneklerine bağlı olup da ev içinde yapanlar da var ki aman Allah’ım! İnanılmaz bir havayla, ellerinde meşaleler, konfetiler, neler nelerle… Sülale değil, mahallece yürüyorlar. Belki de parayla kalabalık insan topluluğu ayarlıyorlar, bilemiyorum.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Neyse… Önde kızın bohçasını tutan kişi, arkada elinde neredeyse çelekle ve gururla yürüyen damat, gelin balkonda, onu hiçbir şeyden haberi yokmuş gibi çeken kankası, havada uçuşan dronlar ve upuzun bir araba konvoyu…</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Zarafet, sadelikteydi oysa&#8230;</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Gösterişsiz, içtenlikle, abartısız kına gecelerini özler olduk. Her şey bir organizasyona dönüştü. Kınaya geleceklerin kıyafet kodu bile belli; başka renk giyemezler…</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Bence gelinin samimi “Ben evleniyorum” heyecanı ve telaşı, “Eyvah, etkinlikte inşallah rezil olmayız”a dönüştü. Bir de gelin ve damat dans kursu falan alıyormuş… Sanki 23 Nisan Çocuk Bayramı&#8217;na hazırlanır gibi.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Adeta Netflix’e çekilen bir bekârlık final bölümü gibi…</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Aklıma Guy Debord’un meşhur sözü geldi:</span><span style="font-weight: 400;"><br /></span><span style="font-weight: 400;">“Gösteri, gerçek yaşamın yerine geçen onun temsilidir.”</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Farkında mısınız?</span><span style="font-weight: 400;"><br /></span><span style="font-weight: 400;">Biz artık yaşamıyoruz, sadece temsil ediyoruz.</span><span style="font-weight: 400;"><br /></span><span style="font-weight: 400;">İçtenlikli bir sevinci ve telaşı, estetiksel bir gösteriye dönüştürüyoruz.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Gerçek olan her duygunun yerini çoktan filtrelenmiş, kurgulanmış, paketlenmiş versiyonlarına bıraktı.</span><span style="font-weight: 400;"><br /></span><span style="font-weight: 400;">Bir geleneği değil, o geleneğin kırılmış ve bambaşka halini yaşıyoruz.</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Ve galiba artık hatırlamak/hatırlanmak için değil, paylaşmak için yaşıyoruz…</span></p><p><span style="font-weight: 400;">Ve Baudrillard, mekânın cennet olsun…</span><span style="font-weight: 400;"><br /></span><span style="font-weight: 400;">Sene 2025 ve “Artık gerçek yok, simülakrlar var.”</span></p><p><br /><br /></p>								</div>
				</div>
					</div>
				</div>
		<div class="elementor-element elementor-element-7f14754e e-con-full e-flex e-con e-parent" data-id="7f14754e" data-element_type="container" data-e-type="container">
				<div class="elementor-element elementor-element-603860fe elementor-icon-list--layout-inline elementor-list-item-link-inline elementor-widget elementor-widget-icon-list" data-id="603860fe" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="icon-list.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<ul class="elementor-icon-list-items elementor-inline-items">
							<li class="elementor-icon-list-item elementor-inline-item">
											<span class="elementor-icon-list-icon">
							<svg aria-hidden="true" class="e-font-icon-svg e-fab-instagram" viewBox="0 0 448 512" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg"><path d="M224.1 141c-63.6 0-114.9 51.3-114.9 114.9s51.3 114.9 114.9 114.9S339 319.5 339 255.9 287.7 141 224.1 141zm0 189.6c-41.1 0-74.7-33.5-74.7-74.7s33.5-74.7 74.7-74.7 74.7 33.5 74.7 74.7-33.6 74.7-74.7 74.7zm146.4-194.3c0 14.9-12 26.8-26.8 26.8-14.9 0-26.8-12-26.8-26.8s12-26.8 26.8-26.8 26.8 12 26.8 26.8zm76.1 27.2c-1.7-35.9-9.9-67.7-36.2-93.9-26.2-26.2-58-34.4-93.9-36.2-37-2.1-147.9-2.1-184.9 0-35.8 1.7-67.6 9.9-93.9 36.1s-34.4 58-36.2 93.9c-2.1 37-2.1 147.9 0 184.9 1.7 35.9 9.9 67.7 36.2 93.9s58 34.4 93.9 36.2c37 2.1 147.9 2.1 184.9 0 35.9-1.7 67.7-9.9 93.9-36.2 26.2-26.2 34.4-58 36.2-93.9 2.1-37 2.1-147.8 0-184.8zM398.8 388c-7.8 19.6-22.9 34.7-42.6 42.6-29.5 11.7-99.5 9-132.1 9s-102.7 2.6-132.1-9c-19.6-7.8-34.7-22.9-42.6-42.6-11.7-29.5-9-99.5-9-132.1s-2.6-102.7 9-132.1c7.8-19.6 22.9-34.7 42.6-42.6 29.5-11.7 99.5-9 132.1-9s102.7-2.6 132.1 9c19.6 7.8 34.7 22.9 42.6 42.6 11.7 29.5 9 99.5 9 132.1s2.7 102.7-9 132.1z"></path></svg>						</span>
										<span class="elementor-icon-list-text">sahsenem.parlak</span>
									</li>
						</ul>
						</div>
				</div>
				</div>
				</div>
		<p><a href="https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-kinadan-kacarken-dugune-yakalanmak/">Eğitimci &#038; Yazar &#8211; Şahsenem PARLAK &#8211;  &#8220;Kınadan Kaçarken  Düğüne Yakalanmak&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://ailemkocaeli.com">Ailem Kocaeli Aylık Dergi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-kinadan-kacarken-dugune-yakalanmak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eğitimci &#038; Yazar &#8211; Şahsenem PARLAK &#8211;  &#8220;Anadolu İnsanı, Kadim Kültür ve Asaf’ın Balonları&#8221;</title>
		<link>https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-anadolu-insani-kadim-kultur-ve-asafin-balonlari/</link>
					<comments>https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-anadolu-insani-kadim-kultur-ve-asafin-balonlari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[AİLEM]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Jul 2025 14:53:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Şahsenem PARLAK]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ailemkocaeli.com/?p=7604</guid>

					<description><![CDATA[<p>Anadolu;Yalnızca bir coğrafya değil, bir duygu, bir bakış, bir tutku, bir türkü, sessiz bir sabrın adı.Elleri hamurlu, toprağı bereketli, traktörü ekinli, rüzgârıyla konuşan, yağmuru için duacı olan, ömrümün yemeye vefa etmeyeceğini bilse de avucundaki tohumları toprağıyla buluşturan insanları yurdu Anadolu. Ezanıyla uyanan, yoldan geçene ayranını çalkalayan, “azımı çok bil” deyip elindeki iki şeyden birini paylaşanların [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-anadolu-insani-kadim-kultur-ve-asafin-balonlari/">Eğitimci &#038; Yazar &#8211; Şahsenem PARLAK &#8211;  &#8220;Anadolu İnsanı, Kadim Kültür ve Asaf’ın Balonları&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://ailemkocaeli.com">Ailem Kocaeli Aylık Dergi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="7604" class="elementor elementor-7604" data-elementor-post-type="post">
				<div class="elementor-element elementor-element-5df31bd e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="5df31bd" data-element_type="container" data-e-type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-cab7f27 elementor-drop-cap-yes elementor-drop-cap-view-default elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="cab7f27" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-settings="{&quot;drop_cap&quot;:&quot;yes&quot;}" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p><em><strong>Anadolu;</strong></em><br /><em><strong>Yalnızca bir coğrafya değil, bir duygu, bir bakış, bir tutku, bir türkü, sessiz bir sabrın adı.</strong></em><br /><em><strong>Elleri hamurlu, toprağı bereketli, traktörü ekinli, rüzgârıyla konuşan, yağmuru için duacı olan, ömrümün yemeye vefa etmeyeceğini bilse de avucundaki tohumları toprağıyla buluşturan insanları yurdu Anadolu.</strong></em></p><p><em><strong>Ezanıyla uyanan, yoldan geçene ayranını çalkalayan, “azımı çok bil” deyip elindeki iki şeyden birini paylaşanların yurdudur burası.</strong></em><br /><em><strong>“Biz” olmanın tarihini yazan, merhameti engin, kültürü kadim, elinde orağı, tırpanı, kazması, sazı; dilinde türküsü, duası, kendinden </strong></em><br /><em><strong>olmayana da kapısı açık&#8230;</strong></em></p><p><em><strong>Taşına, toprağına, zeytinine, fındığına, çayırına, deresine sahip</strong></em><em><strong> çıkanların yurdudur burası.</strong></em></p><p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-7611 size-full" src="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/07/73.jpg" alt="" width="1080" height="600" srcset="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/07/73.jpg 1080w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/07/73-300x167.jpg 300w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/07/73-1024x569.jpg 1024w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/07/73-768x427.jpg 768w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/07/73-600x333.jpg 600w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /></p><p><strong>Anadolu;</strong></p><p>Derdini, aşkını kilimlere, etaminlere işleyen; çoluğuna, çocuğuna, ailesine, komşusuna, ihtiyacı olana kol kanat gerenlerin yurdudur burası.</p><p><em><strong>Niye mi?</strong></em></p><p>Anadolu’nun mayası bu kıymetli değerlerle yoğrulmuş. Kadınların bir araya gelip yaptığı yufkalar, kestikleri erişteler, kapı önünde bir yandan sohbet ederken bir yandan ördükleri örgüler&#8230; Bir askere gidene, evlenene, sınava girene, işe başvurana ettikleri dualar, zor günlerde kalplere serpiştirdikleri sabır tohumlarıymış aslında.</p><p>Bu yalnızca bir kültür değil, bir hissetme biçimidir. “Öteki”nin aslında “başkası” olmadığı yerdir Anadolu&#8230;</p><p>Bir süredir unutulsa, çekmeceye kaldırılsa, sandıklara saklansa da, modernite şehrin kalabalığına yenilse de “bir” olmanın değerini bilenlerin yeridir Anadolu.</p><p>Bazen bir balonla hatırlatır kendini, unutulsa da!</p><p>Demek ki bu coğrafyada bir anda BİZ olunca kimse kimsesiz kalmaz!</p><p>Balonlar yükseldikçe, biz ayağımızı Anadolu topraklarına daha bir umutla basarız!</p><p>Bugün pek çok şeyi eleştirsem de, kültürel ögelerimizin, değerlerimizin unutulduğuna hayıflanarak “tutunma” üzerine yazılar yazsam da, bizim hamurumuz dayanışmayla, yardımseverlikle, misafirperverlikle, ayranla, gözlemeyle, tandır ekmekle, çökelekle, sarma ile, börekle, sevgiyle, emekle, hoşgörüyle, tohumla, çiçekle, adıyla, betekle, tavukla, horozla, yeni sağılmış bir bardak sütle mayalandı.</p><p>Yeter ki bir ses çağırsın usulca, binlerce el uzanır umutla&#8230;</p><p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-7612 size-full" src="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/07/72.jpg" alt="" width="1080" height="600" srcset="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/07/72.jpg 1080w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/07/72-300x167.jpg 300w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/07/72-1024x569.jpg 1024w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/07/72-768x427.jpg 768w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/07/72-600x333.jpg 600w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /></p><p>Çok değil, birkaç hafta önce Anadolu’nun kalbi Asaf için attı. Hatırlarsınız, bir çocuk vardı, adı Asaf’tı. Hastaydı, “kimsemiz yok” dedi babası, “bir balon uçuracağız Asaf’ımın iyileşmesinin şerefine, bizim kimsemiz olur musunuz?”</p><p>O gün herkes geldi. Asaf’ın kimsesizliği insanları “biz” yaptı. Gökyüzünde yüzlerce balon uçtu sansak da Anadolu’nun kalbindeki merhamet yükseldi o rengârenk balonlarla. Çünkü Anadolu toprağı böyle bir yerdi. Çünkü kadim kültür bize böyle günlerde “biz” olmayı öğretti. Fazla söze gerek kalmadan yapılması gerekeni bilen Anadolu insanı da o gün unutulan değerleri hatırladı. Ve de orada, küçücük bedeni ağır bir hastalıkla savaşıp galip gelen Asaf, unutulan bir hikâyeyi hatırlattı bu coğrafyanın insanına.</p><p>Hikâyenin sonucu Asaf’ın gökyüzüne uçurulan balonları olsa da, giriş ve gelişme kısmı bu topraklarda. Bu topraklarda birlikte yazılan kahramanlık öyküleri, destanları, türküleri, kadın erkek çoluk çocuk, savaşılan cepheleriydi.</p><p>O gün yeniden hatırladık: “Kimsemiz yok” demek, herkesin kimsesiz için “biz” olması demekmiş.</p>								</div>
				</div>
					</div>
				</div>
		<div class="elementor-element elementor-element-7f14754e e-con-full e-flex e-con e-parent" data-id="7f14754e" data-element_type="container" data-e-type="container">
				<div class="elementor-element elementor-element-603860fe elementor-icon-list--layout-inline elementor-list-item-link-inline elementor-widget elementor-widget-icon-list" data-id="603860fe" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="icon-list.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<ul class="elementor-icon-list-items elementor-inline-items">
							<li class="elementor-icon-list-item elementor-inline-item">
											<span class="elementor-icon-list-icon">
							<svg aria-hidden="true" class="e-font-icon-svg e-fab-instagram" viewBox="0 0 448 512" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg"><path d="M224.1 141c-63.6 0-114.9 51.3-114.9 114.9s51.3 114.9 114.9 114.9S339 319.5 339 255.9 287.7 141 224.1 141zm0 189.6c-41.1 0-74.7-33.5-74.7-74.7s33.5-74.7 74.7-74.7 74.7 33.5 74.7 74.7-33.6 74.7-74.7 74.7zm146.4-194.3c0 14.9-12 26.8-26.8 26.8-14.9 0-26.8-12-26.8-26.8s12-26.8 26.8-26.8 26.8 12 26.8 26.8zm76.1 27.2c-1.7-35.9-9.9-67.7-36.2-93.9-26.2-26.2-58-34.4-93.9-36.2-37-2.1-147.9-2.1-184.9 0-35.8 1.7-67.6 9.9-93.9 36.1s-34.4 58-36.2 93.9c-2.1 37-2.1 147.9 0 184.9 1.7 35.9 9.9 67.7 36.2 93.9s58 34.4 93.9 36.2c37 2.1 147.9 2.1 184.9 0 35.9-1.7 67.7-9.9 93.9-36.2 26.2-26.2 34.4-58 36.2-93.9 2.1-37 2.1-147.8 0-184.8zM398.8 388c-7.8 19.6-22.9 34.7-42.6 42.6-29.5 11.7-99.5 9-132.1 9s-102.7 2.6-132.1-9c-19.6-7.8-34.7-22.9-42.6-42.6-11.7-29.5-9-99.5-9-132.1s-2.6-102.7 9-132.1c7.8-19.6 22.9-34.7 42.6-42.6 29.5-11.7 99.5-9 132.1-9s102.7-2.6 132.1 9c19.6 7.8 34.7 22.9 42.6 42.6 11.7 29.5 9 99.5 9 132.1s2.7 102.7-9 132.1z"></path></svg>						</span>
										<span class="elementor-icon-list-text">sahsenem.parlak</span>
									</li>
						</ul>
						</div>
				</div>
				</div>
				</div>
		<p><a href="https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-anadolu-insani-kadim-kultur-ve-asafin-balonlari/">Eğitimci &#038; Yazar &#8211; Şahsenem PARLAK &#8211;  &#8220;Anadolu İnsanı, Kadim Kültür ve Asaf’ın Balonları&#8221;</a> yazısı ilk önce <a href="https://ailemkocaeli.com">Ailem Kocaeli Aylık Dergi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-anadolu-insani-kadim-kultur-ve-asafin-balonlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eğitimci &#038; Yazar &#8211; Şahsenem PARLAK &#8211;  &#8220;BAĞLANTI  ÇAĞINDA   “KOPUŞ”UN FELSEFESİ &#8220;</title>
		<link>https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-baglanti-caginda-kopusun-felsefesi/</link>
					<comments>https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-baglanti-caginda-kopusun-felsefesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[AİLEM]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 11 Jun 2025 14:27:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Şahsenem PARLAK]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://ailemkocaeli.com/?p=7311</guid>

					<description><![CDATA[<p>Zihnimiz yorgun, ruhumuz çevrimdışı… Dijital dünyanın karmaşasında kendimize yabancılaştık. Belki de artık ekranları değil, iç sesimizi dinleme zamanı gelmiştir. Çevrimiçiyiz ama bağlantımız zayıf! Bildirimlere yetişmekten iç sesimizi kaçırıyoruz. Sürekli akan dijital bir dünya var ve bizim tek ve daimî hatta ulusal belki de tüm insanlık olarak derdimiz ona yetişmek. Ekranı olan her şey sürekli şarjda, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-baglanti-caginda-kopusun-felsefesi/">Eğitimci &#038; Yazar &#8211; Şahsenem PARLAK &#8211;  &#8220;BAĞLANTI  ÇAĞINDA   “KOPUŞ”UN FELSEFESİ &#8220;</a> yazısı ilk önce <a href="https://ailemkocaeli.com">Ailem Kocaeli Aylık Dergi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="7311" class="elementor elementor-7311" data-elementor-post-type="post">
				<div class="elementor-element elementor-element-5df31bd e-flex e-con-boxed e-con e-parent" data-id="5df31bd" data-element_type="container" data-e-type="container">
					<div class="e-con-inner">
				<div class="elementor-element elementor-element-cab7f27 elementor-drop-cap-yes elementor-drop-cap-view-default elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="cab7f27" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-settings="{&quot;drop_cap&quot;:&quot;yes&quot;}" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-7321 size-large" src="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/06/79-819x1024.png" alt="" width="800" height="1000" srcset="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/06/79-819x1024.png 819w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/06/79-240x300.png 240w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/06/79-768x960.png 768w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/06/79-600x750.png 600w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/06/79.png 1080w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></p><p><strong><em>Zihnimiz yorgun, ruhumuz çevrimdışı… Dijital dünyanın karmaşasında kendimize yabancılaştık. Belki de artık ekranları değil, iç sesimizi dinleme zamanı gelmiştir.</em></strong></p><p>Çevrimiçiyiz ama bağlantımız zayıf! Bildirimlere yetişmekten iç sesimizi kaçırıyoruz. Sürekli akan dijital bir dünya var ve bizim tek ve daimî hatta ulusal belki de tüm insanlık olarak derdimiz ona yetişmek.</p><p>Ekranı olan her şey sürekli şarjda, ruhu olan her şey ise bitik. Birbirimize tanıdık olmayı geçtim, gitgide kendi ruhuna yabancılaşıyor insan.</p><p>Zaman fevkalade hızlı, bir süredir&#8230; Zaman derken öyle sindirerek, iliklerimizde hissettiğimiz zaman da yok artık</p><p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-7317 size-full" src="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/06/56.jpg" alt="" width="1080" height="600" srcset="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/06/56.jpg 1080w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/06/56-300x167.jpg 300w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/06/56-1024x569.jpg 1024w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/06/56-768x427.jpg 768w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/06/56-600x333.jpg 600w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /></p><p>O, “Anı yaşa” Carpe Diem mevzusunu da kapattık. Duymayan varsa hani bir hatırlatayım. Çünkü hepimiz izlediğimiz videonun bir sonraki dakikasına odaklıyız. Söylenen cümlenin bir an evvel bitişine, şarkının en hızlı haline gelişme hatta sonuç cümlesine; yani bir an önce bitirmeye, hep sonraki sonraki daha sonrakine&#8230;<br />İşte böyle amansızca zamanın içinden geçiyoruz ve öylesi acelemiz var ki hani Allah korusun bir uzvumuz yere düşse durup alamayacak kadar meşgulüz. Sorsan yeni bir gezegen, element üzerine çalışıyoruz, kara delik mevzusuna yoğunlaştık yahut insanlığı kurtaracak bir buluş peşindeyiz&#8230;<br />Yok yahu biz sıradan insanlardan bahsediyorum yani normal hayat akışından işte.</p><p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-7318 size-full" src="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/06/57.jpg" alt="" width="1080" height="600" srcset="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/06/57.jpg 1080w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/06/57-300x167.jpg 300w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/06/57-1024x569.jpg 1024w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/06/57-768x427.jpg 768w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/06/57-600x333.jpg 600w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /></p><p>Leibniz’in o meşhur sorusu geliyor aklıma:<br />“Neden hiçbir şey yok da bir şey var?” Sene olmuş 2025 baktığında aslında hayat pek tabii kolaylaştı. Ama hayat çok zor. Sanki her gün biraz daha güç kaybediyoruz. Güne hep 1-0 yenik başlıyoruz. Sanırsın gece birileri bizi alıp fabrikada vardiyalı çalıştırıyor, sabaha bi saat kala da yatağımıza geri yatırıyor. Öyle uykusuz, bitap, gergin bir halde başlıyoruz güne; ne demiştik 06:50</p><p>Mutlu olmak için sebepler çok ama biri alıp saklamış gibi hep arıyoruz.</p><p>Her şey giderek sığlaşıyor. Muğlaklaşıyor&#8230;<br />Bedenler fena halde yorgun ruhun durumunu ise soran eden yok.<br />Eskiden günün yorgunluğunu iş güç bitip evimize gelince ayaklarımızda hissederdik. Şimdi ise zihnî bir yorgunluk yaşıyoruz ki dinlenmekle de de geçmiyor çünkü dinlenirken de ellerimiz telefonlarımızda.</p><p>Sabah uyanır uyanmaz bir gözümüz henüz açıkken elimizi baş ucumuzdaki komidine uzatıp telefonumuzu alıyoruz. Hatta alarmımızı telefona bakma payını ayarlayarak kuruyoruz. 06.50&#8230;<br />Gece gelen Instagram bildirimleri, sabah gruplardan ve özelden gelen günaydınlı çiçekli kalpli “iyi bir gün olsun” Dilekli mesajlar. Bir iki tane banka, fatura bildirimi vs&#8230;</p><p>Kaydırmalı ekrandan bize ait olmayan türlü pencereleri açıp her an bir şey kaçıracak olma telaşıyla yaşıyoruz.</p><p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-7319 size-full" src="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/06/59.jpg" alt="" width="1080" height="600" srcset="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/06/59.jpg 1080w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/06/59-300x167.jpg 300w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/06/59-1024x569.jpg 1024w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/06/59-768x427.jpg 768w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/06/59-600x333.jpg 600w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /></p><p>Ve en nihayet saat 07.00 kalkış. 10 dakikaya dünyayı küçültüp avucumuza aldık, hadi şimdi gerçek dünyaya, hızlıca hazırlanma vakti.</p><p>Ne yani kahvaltıda öyle duvara, birbirimizin yüzüne falan mı bakacağız, sohbet mi edeceğiz?</p><p>Yok artık!</p><p>Hemen apar topar o esnada izlenebilecek videoyu bulup o işi de tamamlayıp, şarj aletimizi de çantamıza atıp, hadi şimdi gerçek dünyaya&#8230;</p><p>Antik Yunan filozoflarının bir kısmının üzerinde uzlaştığı bir şey var:</p><p>İnsanı daha mutlu ve huzurlu kılan şey, kendi zamanlarını istedikleri gibi kullanabilme kabiliyetleri, kendilerinden daha büyük bir amaca yönelmeleri,<br />Kendilerini sorgulayabilmeleri ve yanlışlarını düzeltebilme yetileri.</p><p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-7320 size-full" src="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/06/60.jpg" alt="" width="1080" height="600" srcset="https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/06/60.jpg 1080w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/06/60-300x167.jpg 300w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/06/60-1024x569.jpg 1024w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/06/60-768x427.jpg 768w, https://ailemkocaeli.com/wp-content/uploads/2025/06/60-600x333.jpg 600w" sizes="(max-width: 1080px) 100vw, 1080px" /></p><p>Son durum:</p><p>Zamanımızın yönetimini kaybettik, Hiçbir şeye mecalimiz yok <br />Ve düşünmeye üşeniyoruz.</p><p>Misal elimizde biraz taze fasulye, birer soğan, domates ve patates var. Bunlarla hangi yemeği yapabilirim diye yapay zekaya soruyoruz o da Kim bilir içinden “ulan insanoğlu beni sen yaptın ama şimdi en basit şeyi düşünmeye üşenip bana soruyorsun, vallahi de acınacak durumdasın” diyordur.</p><p>Neden mi böyle?</p><p>Çünkü dijital olarak yorgunuz yahu neden olacak.</p><p>Milyon sezonluk diziler, reelsler, şunu ye bunu yeme ya da ilişkide altın kural videoları, 5 adımda başarının sırrı anlatıcıları vallahi yazarken bile yoruluyor insan işimiz ne zor. Zihni bir pertlik hali bu&#8230;</p><p>Ne uyursan geçecek ne kendini ekranlarla oyalasan. Çünkü ruhunu şarj etmiyorsun. Ruhun şarjı için de buralardan uzaklaşıp doğaya, dijitalsizliğe yönelmelisin.</p><p>Bak kesin bilgi arkana bakmadan kaçmalısın çekilir çile değil. Aa bir de bütün bunların arasına giren reklamlar var ki aman Allah’ım!</p><p>İşte buna hiç katlanamıyorum:</p><p>“Reklamı atla!”<br />En nihayet çevrimiçiyiz ama hayatta olan bağlantımız zayıf. Sürekli prize takılıyız ama içimiz hep boş.</p><p>Ya da içimizde koca bir boşluk var, evet evet en doğrusu bu sanırım.</p><p>Ve bunu hedonist Epiküros yüzyıllar önce söylemişti:</p><p>“İnsanın mutlu olmasını sağlayan en temel haz dostlukla ve ruhun doyurulmasıyla elde edilmektedir”</p><p>Oysa şimdi ne izlersek dolmayan, kendimize neyi eklersek ekleyelim bir türlü tamamlanmayan bir hâl içindeyiz.</p><p>Belki de asıl ihtiyaç duyduğumuz şey ekran değil bir duraktır. Sakince soluklanmaktır.</p><p>Belki de bir süreliğine çevrimdışı kalmanın zamanı gelmiştir, wi-fi mizi değil iç sesimizi duymayı seçmenin. Bildirimler yerine kendi kalp ritmimizden haberdar olmanın.</p><p>Çünkü kalp, çünkü ruh şarj aletiyle değil duraklayabildiğimiz bilhassa sevebildiğimiz anlarla doluyor.</p><p>Ve belki de en çok kendimize bağlanmaya ihtiyacımız var.</p><p>Çünkü çevrimdışı kalmak bazen hayata yeniden bağlanmanın tek yoludur.</p><p>Ve kuşkusuz en gerçek bağlantı kendi içimize, doğaya, hayvana ve insana döndüğümüzde kurulur.</p><p>Descartes yaşasaydı eminim o meşhur cümlesini şöyle kurardı:</p><p><em><strong>DÜŞÜNÜYORUM, ÖYLEYSE ÇEVRİMDIŞIYIM..</strong>.</em> <br />Ruhunuzun modem ışığının daima yanması ümidiyle, Sevgiler&#8230;</p>								</div>
				</div>
					</div>
				</div>
		<div class="elementor-element elementor-element-7f14754e e-con-full e-flex e-con e-parent" data-id="7f14754e" data-element_type="container" data-e-type="container">
				<div class="elementor-element elementor-element-603860fe elementor-icon-list--layout-inline elementor-list-item-link-inline elementor-widget elementor-widget-icon-list" data-id="603860fe" data-element_type="widget" data-e-type="widget" data-widget_type="icon-list.default">
				<div class="elementor-widget-container">
							<ul class="elementor-icon-list-items elementor-inline-items">
							<li class="elementor-icon-list-item elementor-inline-item">
											<span class="elementor-icon-list-icon">
							<svg aria-hidden="true" class="e-font-icon-svg e-fab-instagram" viewBox="0 0 448 512" xmlns="http://www.w3.org/2000/svg"><path d="M224.1 141c-63.6 0-114.9 51.3-114.9 114.9s51.3 114.9 114.9 114.9S339 319.5 339 255.9 287.7 141 224.1 141zm0 189.6c-41.1 0-74.7-33.5-74.7-74.7s33.5-74.7 74.7-74.7 74.7 33.5 74.7 74.7-33.6 74.7-74.7 74.7zm146.4-194.3c0 14.9-12 26.8-26.8 26.8-14.9 0-26.8-12-26.8-26.8s12-26.8 26.8-26.8 26.8 12 26.8 26.8zm76.1 27.2c-1.7-35.9-9.9-67.7-36.2-93.9-26.2-26.2-58-34.4-93.9-36.2-37-2.1-147.9-2.1-184.9 0-35.8 1.7-67.6 9.9-93.9 36.1s-34.4 58-36.2 93.9c-2.1 37-2.1 147.9 0 184.9 1.7 35.9 9.9 67.7 36.2 93.9s58 34.4 93.9 36.2c37 2.1 147.9 2.1 184.9 0 35.9-1.7 67.7-9.9 93.9-36.2 26.2-26.2 34.4-58 36.2-93.9 2.1-37 2.1-147.8 0-184.8zM398.8 388c-7.8 19.6-22.9 34.7-42.6 42.6-29.5 11.7-99.5 9-132.1 9s-102.7 2.6-132.1-9c-19.6-7.8-34.7-22.9-42.6-42.6-11.7-29.5-9-99.5-9-132.1s-2.6-102.7 9-132.1c7.8-19.6 22.9-34.7 42.6-42.6 29.5-11.7 99.5-9 132.1-9s102.7-2.6 132.1 9c19.6 7.8 34.7 22.9 42.6 42.6 11.7 29.5 9 99.5 9 132.1s2.7 102.7-9 132.1z"></path></svg>						</span>
										<span class="elementor-icon-list-text">sahsenem.parlak</span>
									</li>
						</ul>
						</div>
				</div>
				</div>
				</div>
		<p><a href="https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-baglanti-caginda-kopusun-felsefesi/">Eğitimci &#038; Yazar &#8211; Şahsenem PARLAK &#8211;  &#8220;BAĞLANTI  ÇAĞINDA   “KOPUŞ”UN FELSEFESİ &#8220;</a> yazısı ilk önce <a href="https://ailemkocaeli.com">Ailem Kocaeli Aylık Dergi</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://ailemkocaeli.com/egitimci-yazar-sahsenem-parlak-baglanti-caginda-kopusun-felsefesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
