Uzm. Ecz. – Ebru TANDOĞAN – “KIŞ AYLARINDA BAĞIŞIKLIĞIN GİZLİ KAHRAMANI: ÇİNKO”

Sevgili Ailem Okurlarımız,

Yılın son ayından merhaba…
Koskoca bir yılı geride bıraktığımız Aralık ayında, içimizde hem bir miktar hüzün hem de yepyeni umutlar ve heyecanlarla dolu bir yıla girmenin tatlı bekleyişi var.

Dükkanların, AVM’lerin ve sokakların ışıl ışıl yılbaşı süsleriyle bezenmesi; süslenmiş caddelerde gezmek ve alışveriş yapmak hepimize ayrı bir keyif veriyor.

Aralık ayına girdiğimiz tam da bugünlerde, Kartepe’ye yılın ilk karı düşerken, mevsim de artık kışa yaraşır şekilde ayın hakkını vermiş görünüyor.

Ben bir eczacı olarak, siz sevgili danışanlarıma daha bilimsel ve donanımlı bir sağlık hizmeti sunabilmek adına Kasım ayını art arda katıldığım kongrelerle tamamladım. Bilimsel çalışmaların ışığında, birbirinden değerli hocalarımızın sunumlarıyla hem bilgilendik hem de şifalandık.
Yeni yılın ilk sayılarında yine farklı ve güzel konulardan bahsediyor olacağım.


Günlük Çinko İhtiyacı

  • 0–6 ay: 2 mg

  • 7–12 ay: 3 mg

  • 1–3 yaş: 3 mg

  • 4–8 yaş: 4 mg

  • 9–13 yaş: 6 mg

  • 14–18 yaş erkek: 13 mg

  • 14–18 yaş kadın: 7 mg

  • Yetişkin erkek: 14 mg

  • Yetişkin kadın: 8 mg

  • Hamilelikte: 10–11 mg

  • Emzirme döneminde: 11–12 mg


Çinkonun Vücut İçin Önemi

Çinko;

  • Bağışıklık sistemini destekler

  • Enfeksiyon ve iltihabı azaltmaya yardımcı olur

  • Yara iyileşmesini hızlandırır

  • Akne gibi cilt problemlerinin iyileşmesine katkı sağlar

Yapılan çalışmalar, çinko takviyesinin soğuk algınlığının süresini kısaltabileceğini ve semptomların şiddetini azaltabileceğini göstermektedir. Ayrıca solunum yolu enfeksiyonlarını önlemeye ve bağışıklık sisteminin genel işleyişini iyileştirmeye yardımcı olabilir.

Çinko, yara iyileşme süreci için oldukça önemlidir. Hasarlı dokuların onarımında rol alan enzimlerin aktive olmasına yardımcı olur ve yeni hücre oluşumunu destekler. Çinko eksikliği, iyileşme sürecini yavaşlatabilir ve enfeksiyon riskini artırabilir.

Ayrıca çinko, normal DNA sentezine katkıda bulunur. Eksikliği; makula dejenerasyonu ve gece körlüğü gibi görme problemlerine yol açabilir.


Hamilelikte Çinko

Hamilelik döneminde çinko;

  • Sağlıklı büyüme ve gelişme

  • DNA ve RNA sentezi

  • Protein üretimi

  • Hücre bölünmesi

için gereklidir. Aynı zamanda normal doğurganlık ve üremeye de katkı sağlar.


Çinko ve Cilt Sağlığı

Vücudumuzun yeni kolajen sentezleyebilmesi için çinkoya ihtiyacı vardır. Kolajen, sağlıklı ve canlı bir cildin temel yapı taşıdır. Sağlıklı bir cilt ise vücudun ilk savunma hattı olarak bağışıklık sisteminin normal fonksiyonuna katkıda bulunur.

 


Çinko Eksikliğinin Belirtileri

  • Çocuklarda, ergenlerde ve gebelikte büyüme-gelişme geriliği

  • İştahsızlık

  • Saç dökülmesi

  • İshal

  • Cinsel işlev bozukluğu, infertilite

  • Beyin sisi

  • Kilo kaybı

  • Yara iyileşmesinde gecikme

  • Tat ve koku alma duyusunda azalma


Çinko Eksikliği Kimlerde Daha Sık Görülür?

  • Vejetaryanlar

  • Veganlar

  • Otoimmün hastalığı olanlar

  • Bağışıklık baskılayıcı ilaç kullananlar

  • Çölyak hastaları

  • Kronik ishali olanlar

  • Pankreas hastaları

  • Diyabet hastaları

  • Karaciğer hastalığı olanlar

  • Genetik yatkınlığı bulunan bireyler

Yetişkinlerde çinko eksikliği, özellikle bağışıklık sistemini zayıflatarak yaşam konforunu olumsuz etkiler. Bebek ve çocuklarda ise sık tekrarlayan enfeksiyonlar ve 0–2 yaş grubunda ishal en belirgin bulgulardır.


Aşırı Çinko Kullanımına Dikkat

Gereğinden fazla ve kontrolsüz çinko takviyesi kullanımı, çinko toksisitesine yol açabilir.
Olası yan etkiler:

  • Kas krampları

  • Bağışıklıkta baskılanma

  • Kusma

  • Ateş

  • Mide bulantısı

  • İshal

  • Baş ağrısı


Sonuç

Çinko, insan vücudunda birçok biyokimyasal sürecin sağlıklı işlemesi için kritik öneme sahip bir eser elementtir. Eksikliği;

  • Bağışıklık zayıflığı

  • Cilt ve doku bütünlüğünde bozulma

  • Büyüme-gelişme geriliği

  • Yara iyileşmesinde gecikme

  • Duyusal ve metabolik bozukluklar

gibi ciddi sorunlara yol açabilir.

Bir eczacı olarak bizler için en önemli nokta;
düzenli ve yeterli beslenmenin teşvik edilmesi,
risk gruplarının doğru tanınması,
gerektiğinde laboratuvar testleriyle eksikliğin saptanması ve
uygun takviye stratejisinin planlanmasıdır.

Sağlıklı günler dileklerimle…

Facebook
Twitter
LinkedIn
WhatsApp

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Subscribe to My Newsletter

Subscribe to my weekly newsletter. I don’t send any spam email ever!

Subscribe to My Newsletter

Subscribe to my weekly newsletter. I don’t send any spam email ever!